29 Mart 2012 Perşembe

Ara öncesi son yazı :/

blogırlar blogdaşlar okuyanlar okumayanlar öle mal mal bakıp çıkanlar yorum yapanlar yapmayanlar! burdan herkeşe sesleniyorum ki pazartesi vizelerim olmakla birlikte tüm haftamı vizelere ayırıcım. sonra laf etmeyin pandayım küserim hea :)

neyse tehdidi kes de sadede gel diyosunuz biliyorum. ahanda başlıyorum. geçen yazıda bütün olayları pat diye kustuğum için kusura bakmayın valla. neyse gelelim bugüne :) bugün sevgilimleydim. okuldan çıktım koştum direk kolarına. çok özlemişim onu. nerdeyse burun burunayız ama göremedim işte kendilerini biraz :/ gittik bişeyler yiyelim dedik ve en ünlü mekana leman kültüre oturduk. ben her daim makarna yesem de her dışarı çıktığımızda makarna yerim ve sevgilim de bana kızar. başka yicek bişey bulamıyon mu diye :D neyse bugün o açım dedi ve tamam yiyelim dedim ki ben aç değilim. oturduk lemana açtık menülerimizi. ben bakınırken çaktırmadan makarnalara, pat diye makarna yicem dedi benim deli :) şaşırdım tabi ama neyse benim önermemi istedi. (bu makarna manyaklığı nerden geliyo derseniz italya aşkımdan geliy ve her gittiğim yerde makarna çeşitlerini de denerim hoh!) neyse seçtim bi tane ama garsona 2 söyledi. aç değilim ben desemde zorla yedirterek takdirimi aldı tabi içten içten :) oturduk bakışa bakışa yemeğimizi yedik. sinir ettim arada onu. o beni sinir etti falan güldük eğlendik geldik. dışarda olmayı istemediğimi evimde hep rahat edebileceğiz dedim öyle yapalım bundan sonra dedim. kabul etti zaten :) dışarda 2 arkadaş gibi oturup dokunamamak çok koyuyo beh :( neyse bu güzel günün öncesi de var tabi 3-4 gün öncesi. asıl orda herşey patladı. du bi geçmişe geri dönek de anlatayım.

geçen pazar günü akşam bana gelicekti sevgilim ve ben ona yemek yapıcaktım. tabi bizimkisi kahvaltı falan diyince ona da olur demiştim öncesinde ama sonra dışarda görüşmenin bokunu çıkardık artık evde rahat rahat görüşelim diye düşünerekten akşam gel bana uygun olur mu ne dersin dedim. tamam dedi. asıl kıyamet sonraymış sanatçı arkadaşlarııım. cumartesi akşamına aradım. konuşmadan 1-2 saat geçti ve gayet soğuk bi tavırla karşılaştım. acaba ne oldu ki diye düşünürken sordum baya bi ama tek laf alamadım ağzından. neyse biraz daha ısrar edince bombanın pimini çekmiş olduğumu gördüm :/ beyfendi kahvaltı istiyomuş sabahtan beri söylüyomuş falan çok kızmış bana yarında gelmicekmiş. tabi bunlar 3 cümle özet şeklinde. tam bir saat bağırdı bana. dellenmiş tabi. sakinleştirmek ve derdimi anlatmak bi ömür oldu benim için. tamam kahvaltıya da ok diyorum bu seferde ben istediğim için gidiyoruz. sen istemiyosun. aslında sen benle görüşmek bile istemiyosun laflarını duyunca sinirlendim ama carlamadan toparlamaya çalıştım. baktım önünü alamıyorum 2 dakka sus da beni dinle diye bağırdım sustu. herbişey en ince detayına kadar anlattım. düşüncemi falan. pek ikna olmadı artık kafasında nası kurduysa cümlelerimi. neyse o günü toparladım. ertesi gün öğleden sonra buluştuk. gayet güzel bi ortamdı. rahattık bakıştık gülüştük. temas olmasa da güzeldi yani. mutlu olmuştum onu görünce. o da beni gördüğü için mutlu olduğunu söyledi. neyse eve geçtik bol sarılmalı öpüşmeli saatler başladı. film izleyek dedim tamam dedi. bende seç bi film arşivden dedim. seçemedi tabi o kadar arşivden bi film :) neyse o zman bi sayı söyle dedim 82 dedi. bi baktım filme p.s I love you :D allaaaa bugün herşey bizden yana dedim. izlememiştim de filmi. çok övmüşlerdi ben de izlerim dedim ama izleyememiştim. neyse işte oturudk izliyoruz filmi. tabi başladı bende kayışlar kopmaya. lan öyle yapıyorum böyle yapıyorum ama yok yani illa ağlıcam illa film beni ağlatcak anasını satayım. bende oturdum ağladım. benim ağladığımı görünce öyle bi sarıldı ki bana nefessiz kaldım ilk defa hayatımda. hemen gözyaşlarımı sildi. göğsüne yatırdı beni. bense hala zır zır ağlıyorum tabi. sürekli öptü falan ama durduramadım ben de kendimi. o kadar ağlancak bi film değilmiş onu anladım ama işte geldi mi geldi ve ağladım yani neyse. göğsünden aşşağı indim (lan kötü niyetliler hemen kaybolun ;) ) dizine yattım. bi taraftan ağlıyorum bi taraftan sevgilimi dinliyorum. öyle güzel şeyler söyledi ki bana bi de ona ağlayasım geldi aslında da neyse dedim içimden. bütün gece yanıcak yoksa dedim :D dizinde biraz kendime geldim. saçımı falan okşadı hep. kıyamam ben ona ya o da üzüldü valla beni ağlarken görünce. sürekli gözyaşlarımı daha akmadan silmeye çalıştı. öptü öptü sürekli öptü. neyse kendimi topladım. oturdum yanına yamacına. sarıldım ve filmi bitirdik. sonra yatağa uzandık. küçük küçük tatlı öpücüklere boğduk birbirimizi. sarıldık falan. biraz içimiz geçmiş 10 dakka sonra kalktık uyuyamıcaz diye. ev arkadaşlarımdan bitanesi evdeydi ama oyuna kitlendiği için pek umrumda değildi. zaten bi gün o bilgisayarın başında ölcek ya ne diyim :) neyse sonra yatalım dedik üstümüzü değiştik yattık. tabi yatağa girer girmez üstümüze yorganı çekmemizle oynaşmamız bir oldu :) detaya girmeden geçiyorum burayı ;)

neyse sabah olayazdı uyuduk bizde. yanımda birisinin yatmasına hele ki sarmaş dolaş yatmaya pek alışık değilim o yüzden uyku benim için çok verimli olmadı tabi ama sonuçta ara ara uyanmama rağmen uykumu almış hissettim her uyandığımda. saat 8 civarı uyanıp da oda da silüet halinde birini görünce zınk diye doğrulup kalkmam da bir oldu. ev arkadaşlarımın arkadaşı ama benim de samimi olduğum bi arkadaş odanın içinde bişeyler aranıyo. nası panik oldum anlatamam. gay olduğumu bilen kişi zaten çok az kişi varken böyle bi olayın olması beni gerdi sabah sabah. arkadaş ben uyanınca pardon dedi çıktı gitti. sanki ses yapmış da öyle uyanmışım gibi. lan yanımda öküz gibi bi herif yatıyo ve sen odadasın. bi de sarmaş dolaş yattığımızı düşünürsek ahanda dedim anlıma yazıp gezsem daha az dikkat çekerdi gay olduğum. arkadaş odadan çıkınca kalktım bende. sevgilim uyanmadı tabi. gittim salona direk arkadaşın yanına. istanbuldan gelmiş ve bizim ev yakın diye bizde uyumaya gelmiş. 2 dakka sohbet ettikten sonra can alıcı soru geldi direk. yanındaki kimdi??? sıç dedim içimden sıç! durumun ortada olması ve o anki zayıflığımla ve köşeye sıkışmışlığımla sevgilim dedim. şaşırdı direk zaten. ben de başka bişey söylemeyeceğimi belirttim ve çıktım salondan. tuvalete gittim elimi yüzümü yıkadım ama kendime gelemedim. feci titriyodum çünkü. içime simedi tuvalette de sakinleşemedim itiraftan sonra. tekrar salona arkadaşımın yanına gittim. yanına gittim oturdum uyandı ve bana baktı direk. ben de benim için çok özel bi durum bu dedim. kimsenin haberi olsun istemiyorum dedim. o da ne durumu ne oldu ki falan dedi. güya bişeyleri görmediğini göstermek istedi 3 maymunu oynadı o an ama elimden tamam demekten başka bişey gelmedi. odama geldim ve hala titriyodum. yatağa girdim direk. sevgilim hemen uyandı. noldu sana dedi direk. bende onu rahatsız etmemek için üşüdüm dedim. sarıldım ona sıkıca. o da bana sarıldı ısıtmaya çalıştı. bende uyuyalım hadi dedim. zaten 2 dakka sonra horuldamaya başladı sevgilim. bense derin düşüncelerle sıcacık yatağın içinde iyice uykum kaçmış bi vaziyette bekledim öyle. sarılsam üzerimdeki sıkıntıyı atarım diye düşündüm. sarıldım sevgilime saatlerce. o uyudu ben ona baktım. ilk defa evime gelen ve sevgilim olan birisi için çok ağır bi durumdu. onun rahat olmasını da istiyodum ama bu olayı bilmemesi daha iyiydi. saatler yıl oldu öylece akıp geçti. ben uyumadım düşündüm sevgilime sıkıca sarılarak. dünyada benim gay olduğumu duyması gereken son kişinin ilk duyanlardan biri olması... canlı canlı görmüştü gay olduğumu ve toparlanacak bi durum da değildi yaşananlar. içim çok sıkıldı o geçen zamanda. hem sevgilime hem arkadaşıma ne diyebiliceğimi düşünüdüm ama hiç bişey çıkmadı. kafam durmuştu açıkçası. neyse sevgilim kalktı uyandı sonra da gitti. uykusuz kalmıştım ve saçma sapan bi olayla gay olduğum en saçma kişi tarafından öğrenilmişti. sevgilim gittikten sonra 3 saat daha uyudum. artık elimden bişey gelmiyodu çünkü. vücudum çok halsizdi ve gözlerim ağırlaşmıştı. öğleden sonra kalktığımda arkadaş gitmişti. ben de tüm gün düşündüm ve msj attım facebuktan. arkadaşlığımız adına bi msj attım ve tekrardan ona güvendiğimi söylerek kimseye söyleme diye de ekledim. tüm gün cevap gelmedi ama bekledim. neyse dedim yapabilecek bişey yok sadece karşımdaki insana güvenebilirim şuan için dedim. olay patlasa bile artık inkar edilcek bişey de yoktu hem kendi açımdan hem çevre açısından.

tüm bunları da sevgilim yanlış anlamış işin kötü tarafı. gene cümleleri hareketleri farklı yormuş kafasından. gecenin 1inde başlayıp 5inde biten telefonda bağıra çağıra ettiğimiz kavgadan sonra artık ipler kopma noktasına gelmişti. herşeyi açıklasam da bi türlü düzelmeyen durumlar gittikçe arttı o an. biraz sakinleşip de beni dinleyen sevgilimle telefonu biraz buruk da olsa kapattık. o gece herşey geçti zannetim ama daha bu bi başlangıçmış. kalan 1 günde kavga ettik paso sevgilimle. aklım başka yerde tabi. pazartesi günü de full kavgayla geçmiş ve sinirlerim yıpranmıştı. lan dedim 1 günde bi insanın hayatı bu kadar mı değişir amk diyorum içimden tabi. salı günü bitti cümlesini duyana kadar tabi. sevgilimle işler o kadar çıkmaz bir hal aldı ki  bişeyleri alttan almak yerine onu kendi silahlarıyla vurmak bana daha mantıklı geldi. okuldan sonra 5 saat boyunca kampüsün ortasında deli gibi bağıran ben. gözünüzde canlansın bi. öyle bi manyak görürseniz ne diye bağırıyo demeyin. muhtemel değerli birisi için bağırıyodur ve onun için acı çekiyodur. en son bitti lafını 234923908. kez duyduktan sonra tamam dedim bitti dedim. telefonu kapattım. sinirler laçka tabi. 4 saat aralıksız ders üstüne 5 dakka ara ve sonra 3 saatlik tez toplantısı sonrası nefes alan her canlıya kızmaya başladım doğal olarak. sonra msj geldi sevgilimden ee bitti mi şimdi diye. düşünüyorum da o msjı atmasaydı belki de bişeylerin toplanacak ne hali ne de zamanı kalıcaktı. sert msjlar attım ama o yumuşak davrandı bu sefer. baya bi msjdan sonra sesini duyabilir miyim dedi. aradım bende. son konuşmamız diye düşünürken yaptığı bütün hatar için özür diledi. kendisini açıkladı ve senin için bundan sonra değişicem dedi. bu saçmalıklarım yüzünden seni kaybetmek istemiyorum dedi. özür üstüne özür diledi. dinledim sadece. en son değişicem dedikten sonra peki bu değişimini bende görebilecek miyim dedim. bu sefer o sustu ve 1 dakka sonra senin görmeni de isterim dedi. bişeylerin geri dönüşü ya şimdi olucaktı ya da hiç. bende geri dönüş yapmak istedim. bu saçma olaylardan bitsin istemiyorum sadece bana sevgin bittiğinde bitti de bana dedim. tamam dedi.  akşamına pek toparlayamasak da attığı msj üstüne msjla özür dileyip yaptıklarını kendi açıklasa da pat diye tekrar eski moda giremedim ama bugün görüşmeyi teklif ettim. bugün akşam üstü görüştük ve zaten tüm gün msjlaştık. artık ufak cümlelere takılmadığını ve benim cümlelerimi kendi kendine yorup anlam çıkarmadığını gördüm. tonlarca dil döktüğüm ve anlatmak istediğim şeyleri anladığını da gördüm. ilişkinin tek bi kişiye bağlı kurallar çerçevesinde ilerlemeyeceğini anladığını da gördüm. bugün onu gördüm ve ne kadar özlediğimi anladım. 2. bi şansın ne kadar önemli olduğunu bugün gene anladım. mutluyum onunla. başka bişey  de derdim değil açıkçası şuan. seviyorum işte...

12 yorum:

O Gay; Ben de... dedi ki...

1. si senin odana izinsizce dalan arkadaşın gerçekten de "denyoymuş"

2. si de sevgilinin peşinden koşan hep sensin sanırım hep alttan alan vs bunu bilen sevgilin sana bitsin bitsin diyerek "bak beni dinlemezsen bitiririm haaa" taktiğini uygularken sen de birsin diyince duvara toslamış gibi olmuş biraz :)

BiGay dedi ki...

seviyorum işte var mı diyeceğin, seviyorum işteee var mı diyeceğin?

diye bir şarkı vardı, yazı bitince bu aklıma geldi.. ayrıca çok mutlu oldum.. bence oldukça kaliteli bir ilişkiniz var :)

bir de özendim ben neden hiç kavga edemiyorum yaaa.. o kadar çok yıl olmuş ki sevgilimle kavga etmeyeli.. özendim desem yalan olmaz :D

yani bunların bile değerini bil demek istiyorum.. eğer seviyorsan kavga etmek bile sekstir..

yine de daha az kavga etmek isterim diyorsan bundan sonra onun yerine karar vermeyi kes..anlattıklarından şunu çıkardım onun yerine kararlar alıyorsun.. ne düşünüyorsan ona bunu söyle, üzülecekse üzülsün, endişelenecekse de endişelensin buna sen karar vermezsin. bugün söylemediğin şeyler yarın bir yerlerini tırmalar unutma ;)

ayrıca sınavlarında başarılar pandacım..

One Girl Two Boy dedi ki...

ahanda bir aslancık, kuzucuk ilişkisinin tohumnları tüm hızıyla atılmış. anacım yemein ederim kızlardan daha alıngan olusunuz siz bu sevgili olayında yok o ona onu söyle o başka yerinden anlar benden iyi kim bilebilir ki bunları :d her gün karşımda dönen şeyler :d kolay gelsin yavrucum dikkat edin kendinize :d

akhlys'in not defteri dedi ki...

1- heteroseksüellerin dışarda rahat rahat yiyişmelerine karşın gaylerin bunu maalesef gizli gizli yaşamaya çalışması. Sosyal alanda birbirlerine uzak durmaya çalışmalarını adaletsizlik olarak görüyorum.

2- benim de sevgilim ilk zamanlar olmadık şeyler için problem çıakrtıyordu. ve kaç kez bitti dedi. ben de kaç kez yalvar yakar döndürdüm çünkü köpekler gibi aşıktım o zamanlar. ama maalesef bu alttan almaları suistimal etmeye başladı o da herkes gibi. şimdi başa çıkamıyorum ama artık umrumda da değil çünkü yaptığı her şey yavaş yavaş birşeyler aldı götürdü sevgimden. şimdi o aşkın yerinde yeller esiyor. bana gider yaptığında da çok da zikimde tarzı takılıyorum çünkü cidden değil. gittiği yere kadar. sen de çok taviz verme derim ben canım.

Gay Panda dedi ki...

teşekkürlerler yavrular iyi dilekleriniz için ve uyarılarınız için ;)
@OGBD evet denyo ama işte bilemedim hiç uğrama ihtimalini bile. neyse artık olan oldu diyip geçiyoruz ;) ha evet biraz tripcan çıktı başta ama ben de tamam bitsin lafını ağzımdan çıkardıktan sonra cidden duvara tosladı. gay olduğumu söylediğim kız arkadaşımdan tavsiyelerde gecikmedi zaten. yoksa ben hala yok bitmesin kıvamında olucaktım. bir kez daha dostumu sıpamı burdan anıyoum. duacıyız sana anam ;)

Gay Panda dedi ki...

@bigayım hatırladım şarkıyı ama senin söylediğin yerler sadece aklımda var :D bulursam senin için paylaşacam valla vizelerden sonra ;)özenme yavrum ya valla kavga en ufak bişeyden bile çıkmış olsa o çevrede dönse bile gene de uykusuz bırakmaya kafanı düşüncelere sokmaya yetiyo valla. ama her zaman söylerim problem olduğu kabul edilmeyen ve problemler konuşulmayan ilişkiden korkacan anacım!

Gay Panda dedi ki...

@OGTB valla ne diyim aslancıkla kuzucuk misali (onların da öyle olsun tabiii!!) bi ömür sürsün babında diyosan evet tohumları attık :D inş böle de devam eder. kavgasız gürültüsüz başlayandan hayır gelmiyo valla tecrübeyle sabit! du bakalım ilerki günler ne getircek bize yavrum inş güzel olur ;)

Gay Panda dedi ki...

@akhlys :) yavrum ne diyeyim hep doğrusun hep doğrusun be anam. valla dicek laf da bıraktırmıyon ya ne diyim :) artık ev olayına geçişi yaşıyoruz ve güzel de gidiyo şimdilik. valla cidden bi ara ben de o yalvar moduna giricektim. girdim de ama sağolsun sıpam kendi deneyimlerini anlatınca dank etti bi anda. kızlar siz yokmusunz valla cin olup adam çarparsınız yeminle :D

One Girl Two Boy dedi ki...

her şey senin için iyi olsun yavrum :(tabi kuzucuklar içinde :d) her zaman diyorum bu karmaşanın içinde güzel bir şeylwer buldugungunuzda kaybetmemek için elinizden geleni yapın. hele ki eşcinsel bireyler için tek eşlilik daha zor bulunan bir kavram. bunun her gün daha iyiye gitmesi beni çok mutlu ediyor. mutluluğunuz hiç bozulmasın tatlım ;)

Gay Panda dedi ki...

@OGTB valla yavrum ne diyeyim inş olur güzel gider ve devam eder. bütün bu dileklerim ve dileklerin hepimiz için olsun!

Bir Gay dedi ki...

Gay ilişkilerde uzun süreli bir birlikteliği sürdürebilmek bir yandan çok zordur zordur ama bir de heteroseksüel ilişkilere göre daha kolay bir tarafı vardır.
Genelde gizli tutulduğu için ne yaşanırsa iki kişi arasında yaşanır.
Yani arkadaşlar, aileler vs.. gibi üçüncü kişilerin tavırları ve yönlendirmeleriyle durum daha da karışık bir hale gelmez. İlişkinin nereye gideceği, nasıl şekilleneceği sadece ikinize bağlıdır.

Mutlaka, zaman zaman fikir ve görüş ayrılıkları yaşayabilirsiniz, bazı konularda birbirinizi yanlış anlayabilirsiniz..
Ama bence ne sorun yaşarsanız yaşayın, karşılıklı tripler yapıp bağırıp çağırmak yerine oturup konuşarak çözmeye çalışın..

Ses tonlarınızın yükseldiği, karşılıklı kalbinizi kıracak sözcüklerin geçtiği tartışmalar ilişkiye hiçbir şey kazandırmayacağı gibi her seferinde bir şeylerin daha eksildiğini, git gide tükenmeye başladğınızı hissettirecektir.

Tüm bunları yaklaşık 4 yıldır aynı kişiyle birlikte mutlu bir beraberliği olan biri olarak söylüyorum, bence aklının bir köşesinde mutlaka bulunsun ;)

Bir de şu 'kaçan kovalanır' muhabbetinden vazgeçin artık.. Seviyorsanız her koşulda hissettirin, seviliyorsanız mutlaka değerini bilin..
Hayatın böyle daha keyifli olduğunu göreceksiniz ;)

Gay Panda dedi ki...

Haklısın bir gayım. bana göre de bişeyleri tartışabilmek önemli zaten konuşabilmek ve karşındakini dinleyebilmek. herşeyin mükemmel gittiği ilişkiler olabilir tabi ama bana göre bu sorunların görmezden gelinmesinden başka bişey değildir. ilişkide sorun mutlaka olucak ama bunu kabul edip çözmeye çalışmakta iş zaten. biz çözmeye çalışıyoruz birbirimizi anlamaya çalışıyoruz yolunda gitmeyen işeyler varsa yoluna oturtmaya çalışıyoruz. neyse... bu arada maşallah 4 yıllık bi ilişkin varmış helal olsun. allah daha çoook uzun yıllar boyu mutlu etsin sizi ;) birbirinizden hiç kopmayın inş.