24 Aralık 2013 Salı

love and other drugs (I)

selam blogırlar blogdaşlar :) nassın anam? Beni sorarsan iyiyim. Bordırlaynın dibini göreyim mi diye düşünüyorum. Neden mi? Sen yokken çok şeyler oldu be blog :/ hepsini detaylı anlatmak istiyorum ama uzun ve sıkıcı oluyo biliyom. olmuyu :( iki ay oldu nerdeyse yazmayalı ve hepsine detaya girersem olmıcak biliyorum zaten :/



neyse maddeli bi halde yazalım bakalım belki kısa olur :D

-          Öncelikle en son kaldığımız yere bakarsak birileriyle görüşüyodum. Ordan itibaren araya kurban falan girdi ve ben de itin götüne girdim. Kurban!? Benim kilidimi açan noktaymış o tatil onu annadım.

       

-          Kurbanda ne mi oldu? Ablam beni yakaladı! Nasıl mı yakaladı? Siz siz olun dikkat edin. Ha meraklı olmasa bile karşınızdaki illaki önüne geliyo bazı şeyler unutmayın. Bilgisayarım öle ortada açık dururken sen facebuka gir. Kendi sayfası açık diye düşün ve msjlara tıkla. Artık art niyet var mıydı ablamda bilmiyom ama bana anlattığı böyle tabi. Neyse msjlarda vangörlüm prensesimle yazıştıklarımızı gör! (tabiki erkek tartışıyoruz her zamanki gibi. Yok bunun kılı yok bunun tüyü boyu falan derken kaptırmışız :D ) biraz kıvrnmış tabi. daha sonra geldi benle konuştu. bi akşam ben sigara içeyim diye bahane bulmaya hazırken o da süt işcem ben süt almaya gidek dedi. çıktık ananemlerden yürüye yürüye gittik. baktım kıvranıyo bişiler demek için. sonrasında döküldü zaten. direk sordu çat diye ben de bi ilk kaldım. Ben de hamilelikten sonra konuşayım diyodum ama bizim kız duramamış tabi. sorarken zorlandı biraz öyle eğlendim ama daha sonrasında dayanamadım haline konuştum bende. ık mık derken çıkardı ağzındaki baklayı tam olarak. Sonrasında ise bende itiraz etmedim zaten. Kabul ettim anlattım herşeyi yarım saattlik kısa bi sürede. Çok hoş karşıladı! Ben de şaşırdım ama öyle yaptı valla. Artık ablamın da bildiği kendi dünyam var. Hiç birşeyimi saklamadığım ve rahatça anlatıp dertleşebildiğim. Detayları boş geçiyorum. Baya konuştuk çünkü sonrasında. Ama bana tek söylediği “dikkat et” oldu. Sanal ilişkilerden dolayı canın yanmasın dedi. Ben de kendimi açıkladım zaten. hiç bi zaman seks aramadığımı temkinli bi şekilde yaklaşıtğımı ve insanların ne amaçlarla burda olduğunu anlattım. muhabbete gece herkes yatınca devam ettik. beni hırpalayan eski sevgilimle de tanışmıştı. arkadaşım diye biliyodu ama sonuçta aramızda özel bi durum olduğunu da çakmıştı zamanında. onu da anlattım. çok şaşırdı öyle bi insan olmasına. konuşma bittikten sonra sarıldık birbirimize. aradığım buymuş dedim. ben de rahatladım o da. Burda bu hikaye mutlu sonla bitti ;)

-          İkinci olarak da programlardan tanıştığım bir sürü insan oldu. Birebir yüzyüze görüştüklerim ise 2 veya 3 kişi. Bi gün birisiyle konuşmaya başladım. Resimsiz kendisi. bilgi olarak da çok az zaten. Daha sonrasında ise muhabbet baya sardı. Doktormuş kendisi. Yalan yok harbiden doktor :D daha sonrasında fotolar gönderildi. Tabi çok hoş bi çocuk olduğu ortaya çıktı. Benim tipim yani bear ;)  kendisi msjlara geç cevap vermekle ünlendi benim için 3 günde. meğersem daha sonra öğrendiğim durumları varmış neyse. bi akşam bana facebukun var mı diye sordu. bende var dedim ekleştil. daha sonrasında buluşalım dedik zaten. ertesi sabah gidip facebuktan ekledim bende. profilini talan ettim. çok tatlı bi çocuktu. yaşıtız bide oh mis. neyse o sabah kuzucukun sevgilisinin bi checkin'ini beğendim bende facebuku açmışken. çünkü oraya ben vangörlüm kuzucuk kuzucukun sevgilisi ve patrickle birlikte gitmiştik. güzel bi akşam olmuştu. bunun üstüne de tak diye msj geldi. allahalla dedim içimden. baktım doktormuş. gelen msjda aynen şu yazıyodu. ben senin arkadaş listenden birini tanıyom dedi. ahanda sıçtık dedim. kafamdan aşağı 100derecelik kaynar sular boşaldı. kim diye sorunca da kendisine kuzucukun sevgilisi olduğunu söyledi. ben çok şaşırdım tabi. daha sonrasında ise bu durumu açıklamaya yakınmısınız demeye başladı. ben de derin bi nefes alıp sakin olmasını ve akşam buluşunca bu konuyu yüzyüze konuşabileceğimizi söyledim. tamam dedi ama panik bi insanmış kendisi. daha sonra o gün yarım gün çalışılcaktı çünkü 28 ekimdi o gün. hiç unutmuyorum! öğlen işten çıktım vangörlüme geçicekken msj geldi. işin yoksa şimdi buşuşalım mı diye. bende de o an jeton düştü.arkadaş muhabbetine benim uzaklaşıcağımı düşünmüş mal. yok dedim benim bi arkadaşıma gitmem gerek dedim. bana ihtiyacı var dedm ve vangörlümün yanına gittim. onla da lafladıktan sonra akşam oldu ve buluştuk meşhur doktorumla! Bi insan ilk gördüğünde 220w elektrik alır mı? Alıyomuş işte. konakta ykmnin orda kahve bilmemnesinde oturduk sohbet muhabbet ettik tüm akşam boyunca. o kadar güzeldi ki o saatler... O 2-3 saat bana çok güzel geldi. Sadece sohbet ettik birbirimizi tanıdık bu süreçte. bi insanın izlediği dizi bile aynı olur mu ya? kenarda kıyıda kalmış kimsenin izlemediği dizinin hayranı çıkınca ben uçtum tabi. tüm bu süreçte muhabbet o kadar güzel gelişti ki ben de anlamadım neler olduğuna. bi ara aramızdakini yanlış anlamıyorum deme dedim. o da yok yanlış anlamıyosun öyle bişi olsa ben şuan burda olmazdım dedi. o cümlesine çok sevinmiştim.
s     
     daha sonra şu tanıdık arkadaş mevzusunu sordum kendisine. kuzucukun sevgilisiyle daha önce tanışmışlar ve bi gün görüşmüler olay bundan ibaretmiş. bi durum yokmuş yani. daha sonrasında ben de kuzucukun vangörlün hayatımdaki öneminden bahsettim. kuzucukun sevgilisinin de iyi bi insan olduğunu ama o kadar yoğun bi arkadaşlık bağımızın olmadığından bahsettim. daha sonra kuzucukun sevgilisine karşı ne hissettiğini bilmek istediğimi söyledim. o da sadece mahcubum dedi. benim dengesiz anıma denk geldi dedi. o yüzden pek iyi bi görüşme olmadı dedi. o durumda öyle kaldı. ben de bunu düşünücem dedim. bunu kuzucukla konuşmam gerektiğini de ekledim. yoksa içim rahat etmicekti. 

     O buluşmanın bitmesini iple çektim tabi. Neden derseniz ayrılırken tokalaşmaktan ziyade bi kaçamak yapayım aradan sıyrılayım ve sarılayım istedim.  Keza sarıldım da :D benden kaçmaz :D hele ki o başı omuzla göğüs arasına koydum cuk diye oturdu ya daha da bişi demem! 
      
      bu sürede ben de ıkına sıkına kuzucukla bu meseleyi konuştum. meğersem onun zaten bu konudan haberi varmış. daha önce fotosunu göndermiştim kuzucuka bak nasıl diye. o da bakıp sevgilisine göstermiş. durum ortaya çıkmııış :o sevgilsii de aynı ifadeyi verince o da ben de rahatladık.  sonuçta garip bi durum olmasını istemedim keza kuzucukun arkadaşlığı benim için çok önemliydi. aileden biri gibi gördüğüm için kötü olmak istemedim. yanlış anlaşılmak istemedim. Tabi sorun şurda ki kuzucukla sevgilisinin ortamına sokmaya çalışırsam sevgiliyken nolucak hadi bakalım dedim dedim durdum içimden. Panik mode on :D neden paniklediniz derseniz kuzucuk accık asabi bi insandır :D o yüzden tepkisinden korktum. Sonuçta her daim olabilecek bişi ama benim başıma ilk defa geliyo kuzucukun da öyle olabilir dedim. Daha sonrasında kuzucukla konuştum ve rahatladım tabi. O kadar anlayışla yaklaştı ki garibim :) hatta bi ara işler doktorla tıkanınca ve ben üzülünce “üzülürsen üzerim!” tehdidiyle beni kendime getirmişti :D bu konuyu iyice kuzucukla konuştuktan, o da benim için problem değil sen bana göre karar alma peşinden git dedikten sonra daha da bi rahatladım.      

    bu süreçten sonra doktorla görüşme durumumuz msjla sınırlı kaldı. beni bi hafta yemeğe çıkarıcaktı ama olmadı. Daha sonra görüşemedik tabi 2-3 hafta. Çünkü kendisi tus çalışıyo. sürekli msjlaştık ama. ara verince ya da gece hep msjlaştık. Bu süreçte 5 dakka da olsa yüzünü görebilmek için ne taklalar attım ama olmadı. Hislerimizin karşılıklı olduğunu o da itiraf etmişti zaten ama bu süreçte görüşememek çok kötü oldu. Sonrasında ne kadar anlayışla yaklaşsam da hislerimi sıfıra indirsem de onun hayatı söz konusu bi durumdu tus. O da bişiler yaşamak istiyosa kafası başka şeyle ilgili olmamasını istediğini söyledi. Anlayışla karşıladım. öle bi msjla başlamadan yollarımızı ayırdık. tabi bu benim içime çok oturmuş ama ben bunu farkedememişim.........................................................................................................................................

      Devamı gelicek!

      


-          

17 Ekim 2013 Perşembe

bayram öncesi

selam blogır alemi, okuyucular ve blogdaşlar :)

nasılsınız canlar? beni sorarsanız fırtınada açılmış sandal misaliyim. fırtınanın gözüne ulaşmaya çalışıyorum ama pek mümkün görünmüyo şimdilik. gelgitliyim yani. kafamı kurcalayan şeyler var. şuan levent yüksel karaağaç açtım ve çok iyi yaptım hatta iyi bok yedim diye küfür ediyorum. çok severim bu şarkıyı ama çağrışımlar şuan beni kötü etkiliyomuş onu farkettim. neyse kapattım şuan. yoksa bu yazı iyice melankolik depresif bi hal alıcak farkettiğim üzere.

aslında mutluyum canlar mutlu olduğum noktalar var. bu mutlu olduğum noktaları törpüleyen olaylarda var tabi. en sinir bozucu yanlar onlar. bişey güzel gitmeye başladı mı aynı anda kötü de yola çıkıyo ve koduğumun saçma olayları gelişiyo.

neyse tüm bunları bi yana bırakıp panda olarak yaşadıklarıma dönücek olursak, en son ki yazımda sizin önünüze model of the panda misali bissürü adam çıkarmıştım. bunlardan nası bi sonuç çıkıcak diye size sormuştum. ödüllü soru falan da demiştim. bunu yapıcaktım evet. kafamda bişiyler tasarlamıştım ama son yazıdaki vangörlün yorumu benim eksik kaldığım noktayı çat diye alnımın ortasına yapıştırdı. 2 parça halinde yazdığım yazımda sadece 2. kısım ele alınsın gibi yazmıştım. aksine benim kastettiğim 1. ve 2. olaraktı. doğal olarak siz son yazdıklarımdan seçtiniz ve hepiniz çuvallamış oldu.

yani işin özü şu ki vangörlüm yaşadığım her boku bildiği için doğru cevabı da dolaylı yollarla size söyledi aslında. ve Mr.shoulder bunun üstüne doğru cevabı vermiş bulundu ama saçma bi şekilde yazmam ve cevabın dolaylı yollarla söylenmesi yüzünden iptal ettim onu :/ heveslendirip de böyle bişi yazdığım için şuan özür dilerim canolar ama bi dahaki sefere dikkat edicim söz ;)

mr. shoulder da kendisini unuttuğumu sanmasın. her ne kadar doğru cevap verse de şuan bi hediye yok ona da :/ ama gönlünü alıcam onunda burdan söz veriyorum kendisine ;)

neyse gelelim olayın iç yüzüne. ben o kafamı kurcalayan 50lik adamla buluştum. daha doğrusu benim evime geldi. olayın başlangıcı: 

bayram tatiline gitmeden önce görüşmek istiyodum zaten. kendisi izmirde değildi ama sonra geldi. geldi. izmire gelmeden önce 3-4 gün istanbulda kaldı. bu süreç zarfında sadece bi kere telefonla konuştuk o kadar bu süreç boyunca ben msj attığımda sadece cevap attı ya da 1-2 foto göndermişti. ilgi bi anda kesildi yani. ben de adam free zaten istanbulda yemediği çıtır kalmıyodur diye düşünüyodum ama içim içimi de yiyo yani. sinir moduna gelmeye başlamıştım. daha sonrasında zoraki bi şekilde biraz msjlaştık ve sonrasında ben de msj atmayı kestim. daha sonra kafamı kurcalıyodu yaş konusu. kuzucuğun dediğine göre de hiç belli etmiyodu yaşını ya!?

neyse izmire geldiğini öğrendim. tarihini bana söylemişti. ben de kuzucuktan bi ricada bulundum. hemen bi görüşme ayarlamalı ve bizi görüştürmeliydi. kendim istemem biraz farklı algılanabilirdi çünkü. daha sonrasında kuzucukla irtibat kurduk ama olay pek başarılı olmadı. olaya ben el attım görüşmek istediğimi söyledim ve bayramdan önceki çarşamba sabah msj attım. konuştuk ettik ve daha sonrasında görüşelim dedim. tamam dedi. sen nerde oturuyosun dedi bana. ben de söyledim. tamam bu akşam oraya gelicem birine gidicem ordan da sana uğrarım dedi. aha? bana uğrıcaksın? nası yani eve mi gelicek? nası ya? derken heyecanlandım. hemen vangörlümle konuştum.böyle böyle bi olay oldu napıcam ben falan modundayım. o da işin bu noktaya gelmesine azıcık kızdı tabi. neyse sonuçta olay benden çıkmadı ama vangörlümün de ildiği üzere ben kafamdaki sorulardan kurtulmak istiyodum. sakinleştirdi beni sağolsun kendisi ;)

daha sonra akşam eve geldim bi duş aldım ve beklemeye başladım. son otobüsle döneceğini söylemişti 50lik adamımız. o da saat 11 ya da 11.30 gibi olması gerekiyodu. ben de en geç 9 gibi gelir demiştim. saat 10da geldi. gittim onu yakın bi yerden aldım ve eve geldik. sohbet ettik baya bi. aklınıza gelebilecek pis ve yaramaz şeyler olmadı tabi. sohbet ettik sürekli. kahve yaptım ona kahve içtik birlikte. 50lik adam demeyin cidden saçında bi tel beyazı bile yok ve hala daş gibi duruyo. aklım çıktı zaten onu görünce. evde de iki arkadaş gibi konuştuk. hiç bi ima falan olmadı. yurtdışına gittiğinde yaşadıklarını anlattı ailesinden bahsetti. 3 kızı var onları anlattı.  güzel bi sohbet oldu. daha sonra kalkma saati geldi ve kapıdan geçirdim onu. geçirirken de sıkı sıkı sarıldık birbirimize. sonra kendisi bigün bana da gel dedi. ben de sen çağırmadan gelmem dedim. o da teklif bekleme dedi. hatta bigün ayarlayalım vangörl ve  kuzucukla birlikte buluşalım gelin dedi. ben de tamam ayarlayalım dedim. 

daha sonrasında ise otobüse binebildin mi diye msj attım. binememiş. bunu kaçıracağını bilseymiş bi kahve daha içermiş falan.  tüm yol boyunca msjlaştık öyle havadan sudan. daha sonra aradı beni. konuştuk telefonda bi yarım saat falan. sohbet cidden güzeldi. bi pişmanlık yaşamadım kendisini tanıdığıma ama aklımda dolaşan sorular artık kafama oturmuştu. sevgili olmama durumu için evet oyu çıktı ama iyi bi abi de olabilir diye de aklımdan geçirdim o an.

güzeldi yani. vangörlümü de o gece aradım. haaaa nıveeraısodjklgşxlcvaolkj diye açtı telefonu meğersem uyuyomuş. tamam dedim bişi yok kapat yat hadi ben de yatıyorum dedim :D sonra rahat bi uykuya daldım.

daha sonralarında başka maceralar da olmadı değil tabi.

sonuçta bi pandanın başına neler gelebilir ki?? 

ben de soruyorum kendime ve hemen bi olay patlak veriyo

bekleyin anacım olanları ben sindiremedim daha size de anlatıcam ama

"bayram başlangıcı" isimli yazı da yakın zamanda gelicek

öperim çok hepinizi :*

p.s. mr shoulder yavrum senin için bi ayarlama yapıcam ama hediye işi gibi olmıcak onu baştan söyliyim ;) muhtemel ilerki zamanlarda görüştüğümüzde bi ayar çekicem sana ;) maaşlı adam olmak bi harika dostum!! diğer arakdaşlara da tatlı ve meraklı yorumları için çok teşekkür ediyorum. her ne kadar msjla taciz edenler konusunda biraz sıkıntı yaşasak da ;)

son olarak da bu şarkıyı bi dinleyin be son zamanlarda çok etkiledi beni :/

10 Ekim 2013 Perşembe

Neler oluyo hayatta!? Vol. 2 (ödüllü soru)

Selam blogırlar blogdaşlar okuyucular :)

Bu kadar günde ne değişti diye sorarsanız en son yazdıklarımın üstüne değişen şeyler oldu tabi. Öncelikle size tanıştığım kişileri anlatıcam diye bahsetmiştim. E oğlum 2 günde ne tanışması bu derseniz birazcık daha zamana yayılan bi durum aslında diyebilirim. Yani 2 haftanın sonunda yazmaya başladım. Neyse olay o değil olay uygulamanın yan etkileri :D

Öncelikle ilk olarak uygulama sırasında tabiki izmirdekileri talan ettim ama insan ister istemez kendi memleketinde olanlar var mı diye de bakıyur :D Bende baktım tabi. Bakarken bişiylere takıldı gözüm.

1.Profili açıp bakınca 190lık bi adam beni bekliyomuş miyersem :) 190 ve 100 kilo kendisi. Kapılardan sığmıcak modda :) e hemşerim olunca bi de hemen yaz pandaaaaa dedim. Yazdım konuşmaya başladık tabi. Sonra ben ağzımdaki baklayı çıkarttım ben de ordanım hemşerim falan dedim. Öyle böyle konuşmaya başladık. Tanışıyoz mu olduk bi an ama okullardan yıllardan bahsettik çıkmadı bi halt. Hiç tanışmamışız yani. Bu duruma sevindim. Tanıdık çıksa zaten zor olurdu. Neyse uygulamadayken foto istedi benden tabi. Ben gene göndermedim. Hele ki memleketli biri gaç gaç gaç oldum direk. Ona iki kat prosedür :D o fotoğraflarını gönderdi. Hmmm gayet iyiymişik falan dedim. Sonrasında da watsapa geçmeden önce ben de gönderdim fotolarımı. Sonra vatsapa geçtik. Ordan konuştuk falan bi kahve sözü aldım kendisinden. Memlekete geldiğimde bi kahve içmek için buluşucaktık. Bak sen allahın işine ben de geçen haftasonu memlekete gittim :D Cuma akşamı bana msj attı geliyomusun diye. Ben de geliyom dedim. Haftasonu uygunsan görüşelim dedim. Cumartesiye sözleştik. Gittim. Bu arada kendinden geçen saçlarımı kestirdim ciks oldum öyle gittim yanına. Fotoğraflarından bi farkı yoktu zaten ama o boy beni benden aldı. Ben yanında cüce duruyom len o.O oturduk konuştuk sohbet ettik baya bi hava da buz tabi soğuğun altında oturuyoz. İçimiz dondu ama kıpırdayan yok tabi. Biraz ordan biraz burdan derken başımızdan geçenlerden bahsettik. Farkettim ki o da sevgilisinden dayak yemiş. Tabi benim gibi salak değil ama o. Dana gibi elleriyle sevgilisine aparkatlar kroşeler aduketleri çakmış. Bi sen bak öyle mal mal panda dedim içimden o an. Daha sonrasında da içeri geçtik birazcık da orda oturduk. Sohbet güzeldi. Eğlendim baya. Daha sonra beni gideceğim yere doğru bırakmayı teklif etti ben de boşver bu soğukta olmaz ya dedim. Olur olur dedi. Birlikte yürüdük yolda. O boyu bi daha gördüm yanımda yamacımda (*.*) insanın aklı böyle çıkıyomuş demekki :D daha sonrasında yolun yarısında ayrıldık tabi sarıldım o kocaman cüsseye. Sarılmak bile hoştu. Şuan msjlaşmaya devam ;)

2.gene bi gün uygulamanın dibine vururken çok ciks fotolu biri denk geldi. Surat yok tabi ama iyiydi görünüşten. Sonrasında da yazdım bende. Konuştuk bi süre sonra daha sonra klasik foto? oldu iş gene. Ben gene aah cık evlenmeden olmaz modlarındayım. Daha sonra tamam eyv oldu buda. Konuştuk konuştuk. Muhabbet de kesik kesik ama güzel. Gülüyoruz falan. Daha sonrasında iş arayış? nedir oldu tabi. Klasik! Ben de söyledim ne istediğimi kendimin nası olduğunu falan. Daha sonrasında da konuşmadık biraz. Bende deli cesaretine geldim. Madem foto istiyon arkadaş senin iş yerin nerde? Haaa bana yakınmış!! O zaman öğle arasında buluşalım görüşelim moduna getirdim. Direk söyledim bunu. Yok işte boydan foto at yok nası tanıcaz birbirimizi falan derken yaş oldu o iş. Daha sonrasında foto olayına artık sıcak bakmaya başladığımı farkettim ve fotomu gönderdim. Ertesi gün kendisine arayış? diye sordum :D o da ben full a’yım oral anal yapmam sevişirim öpüşürüm ama demiş. Oldu anam başka isteğin var mı? Amı buldun kıllısını mı arıyon? dicektim ki sus allahını seversen panda dedim içimden. Çocuğun tipi de vücudu da tatlıydı ama o ne ısmarlama bi tavırdır dedim. Yani işi yersen demiş bi nevi. Ellerim bomboş yüreğimde bir sızı dedim ve gudbay babişko diye el salladım arkasından :/ msjlaşmadık ondan sonra.

3. gelelim son olaya. Sonuncusu ise öyle wievers’tan gördüğüm biri. Sırtı görünerekten camdan dışarı bakıyo. Öyle bi profil fotosu. Güzel de foto olmuş allah için. Sonra ben buna baktım o da bana bakmış sonra ben bi daha baktım o da bana bakmış ve yazmış. Slm falan muhabbete girdik muhabbet ilerledi ilerledi çalışıyo musun? da kaldık tabi. Çalışıyorum falan ne iş dedi bende şöyle böyle diye anlatmıyım memurum dedim direk. Gelen cevap “:D”.  ( -.-‘) eee niye güldün ki şimdi dedim. O da memur olmana çok sevindim dedi. Niye ki falan dedim çünkü ben de memurum dedi. ?????????????????????? jetondan kaynaklı bi hata oldu ve eeee niye sevindin ki dedim yine. O da memur buldum ilk defa dedi. -.- anam bu kadar sevinceğini bilseydim slm yerine memurum derdim!? Neyse daha sonrasında muhabbeti cidden hoş bi insandı kendisi. İnsan gibi insandı yani. Hiç sıkmadı sinir etmedi göt göt cvp vermedi. Normal iki arkadaş gibi sohbet ettik. Artık gecenin ilerleyen saatinde foto diye sordu. Ben de gönderdim. Daha sonrasında çok hoşsun yazmış. Teşekkürler sen de hoşsun dedim :) daha sonra adını söyledi. Ben de söyledim. Öyle güzel bi konuşma oldu aramızda. Eee niye eli boş geçtin diyenler de hem 70 kilo hem de 170. O yüzden güldürmedi. Hem zayıf hem kısa olmadı gülüm dedim içimden :/ iyi bi arkadaş olabilir ama farklı da olabilir ;) ilerleyen günlerde görücez neler döneceğini ;)
 
4.son talihlimiz de daha önce kendisine uygulamadan baktığım fakat beni siklemeyen birisiydi. Çocuğun fotoğrafı gördüm zaten ahanda benim aşkım Daniel’im Marvin’imin Türk versiyonu *.* ağzımın suyu aktı tabi. 23 yaşında üniversite öğrencisi mis gibi çocuk boyu kilosu da yerinde (170 altı zor oluyo anam baştan söyliyim :/ ) benim boyuma yakın kilosu da iyi. Yani tam yinmelik ve yanında yatmalık ;) tabi bi hi dedi kendisi önce daha sonrasında bende hi dedim :D sonra tık yok tabi. O arada ben de msjların gitmediğini farkettim. Neyse gel zaman aradan bi hafta geçti. Baktım uygulamadan yazmış bana :D anam anam benim gözler açıldı tabi :D ordan burdan derken muhabbetler resimler falan daha sonra ben bunu kaçırır mıyım dedim. Tabi ki kaçırmadım. Numarasını verdi watsapa geçtik. Ordan da yardırdık. Bi ara benim kriterlerimi sordu ben de söyledim sonra ben ona sordum o da söyledi. Ben de “eee ozaman kriterlerini tutturabildim ha?” dedim. O da evet demiş :D neyse bu işin sonunu da ilerlerde görücüz.

Son olarak doğru cevaba ödül vereceğim bi sorum var. Bu kadar kişiyi tanıttıktan sonra dün bitanesiyle buluştum. Acaba hangisi???? kim olduğunu bilene ufak bi hediyem olucak ;) hem maaşımı da almış olucam yani ciddi ciddi bi hediye onu söyliyim ;) cvbı yorum olarak atın ya da mail atın siz bilirsiniz ama dediğim gibi doğru cevabı verene ödülüm var. İzmir içinden birisi olursa güzel bi yemek de olabilir ;)

Bayramdan sonraya görüşürüz cancanlar ;)

Öperim canolar kanolar :D şukularınızı eksik etmeyin :*

Kapanışı da güzel bi şarkıylan yapalım hatta rimix ılsın :D

3 Ekim 2013 Perşembe

Neler oluyor hayatta!?

Zedd severim bilirsiniz ;) bunu da sevdim :)

Blogırlar blogdaşlar canlar :)

Benim anlatçaklarım var dinlemek isterseniz tabi?

Öncelikle son dönemlerde kafam çok karışık olduğunu belirtmek isterim. Sebebi de şu ki geçen postta bahsettiğim uygulama yüzünden. Uygulama konusunda cidden bi ton söylenti vardı ki çoğunluğu doğruydu fakat iyi yanları da var. İnsanlarla tanışmak için güzel bi yol olduğunu söyleyebilirim. Tabi adamına rastlarsan. Neyse gelelim sadede :)

1.Öncelikle uygulamayı yüklediğim ilk günden beri msj atan biri vardı. Sadece aşk aradığını belli etmiş zaten profilinde. Konuşmaya başladık iyi giden bi muhabbet sonrası direk foto istedi. Benim için ilkten foto istemek zaten eksi bi durum. Sadece fotodan adam beğenip çıkmak iyi bişi değil gibi. Azıcık sohbet edelim duruma bakalım nası bi insansın öğrenelim deme? Ben de yok dedim tabi saygı duyarsan diye de ekledim. Sonra saygı duyduğunu ifade etti. Konuştuk baya bi sohbeti iyi güzel zaten. Yaşa da 39 yazmış boy pos desen tam benim istediğim gibi. İyi hoş yani gidişat güzel. Daha sonrasında nerde okudun o mu bu mu derken kendi fotoğrafını attı bana.

–daha önce vangörlüm ve kuzucukla konuştuğum bi durum vardı. Daha doğrusu onların bana bahsettiği biri vardı. 40lı yaşlarda ve anlattıklarına göre adam tam benim tipim. Duygu olarak da benim isteklerimi karşılayacak biri olduğunu ifade etmişlerdi. Bundan bahsettiklerinde tabi benim sevgilim vardı. Aylardan temmuz yani. Daha sonrasında benim kim olduğum zaten konuşma sırasında geçtiği için adam facebukumu talan etmiş tabi. Görmüş beğenmiş misali ama sevgilim olduğunu duyunca üzülmüş haliyle. Vangörlümden fotosunu istedim bende bi ara :D gösterdi tabi ama adam gayet iyi yani. Tüm bunlar konuşulduktan sonra ooo iyiymiş geyiği yapıldı ve van görl annem yok len olmaz o falan demişti. Daha sonrasında bu konu bi daha hiç açılmadı.-

Fotoğrafa bi baktım ki bu vangörlüm prensesimin bana anlattığı adam. Tabi ben şok oldum. Ben seni tanıyorum da diyemiyorum çünkü gizli gizli fotosunu çekip göndermişlerdi bana :) daha sonrasında ben de bozuntuya vermedim konuşmaya devam ettik. Daha sonra üç beş bişiler daha sordu mesleğimi falan sordu konuştuk baya bi. Sonraki gelen msj ise “ben seni tanıyorum!” oldu. Aha dedim adam çaktı topuk falan derken bişi yazamadım zaten. Bu kadar hızlı çözebileceğini bilmiyodum. Senin adının baş harfi şu 2 de ortak arkadaşımız var isimlerinin baş harfleri de bu bu dedi. Ahanes o.O daha sonrasında ise direk telefon açtım vangörlüme durum bu dedim o da şansa bak dedi tabi. Neyse ben çaktırmıycam hala ya annamadım ayağına yattım. O da tekrar etti. Daha fazla saklamanın alemi kalmadı evet benim ismim bu harfle başlıyo falan dedim. Şok da olmuştum fotoğraftan sonra da daha da bişi diyememiştim. Ona da söyledim şok olduğumu. O da korktuğumu düşünmüş kuzucuğa msj attırmış. Kuzucuk garibim de korkma falan diye msj yazdı bana :D neyse telefonlar alındı verildi falan. Ordan da konuşmaya devam ettik. Şu sıralar pek konuşmuyoruz ama gelince görüşmek istediğini belirtti. Görüşücem de. Vangörlüm ve kuzucukla birlikte görüşelim istedim. Onlara da söyledim kabul ettiler zaten ;) Geçen gün aramak istediğini söyledi önce panik oldum sonra watsaptan konuşurken çat diye aradı. İsmi görünce bism dedim ama açtım tabi. Bana öncesinde watsapta sesim çok genç demişti. Telefonu açınca 20 yaşındaki birinin sesiyle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Şok oldum tabi. Spordan gelmişim ölüyorum falan adam bi ton iş yapmış ama hala deli gibi enerjisi var. Anlayacağınız seni beni paçasında sallar enerji konusunda. Baya bi konuştuk falan telefonda da. Daha sonra uykumun geldiğini söylemiştim zaten. Kapattık. İyi gibi herşey ama…

Sorun da şurda başlıyo ki kuzucuğa gidip tüm bilgilerini aldım ve yaş 50 çıktı! Adam tamam fiziken iyi hoş duygusallık olarak da iyi onu da anladık iyice ama ya yaş? Yaş konusu kafama çok takıldı. Vangörlümde kızdı tabi doğal olarak. E haklıda yani adam benim yaşımın iki katı. Neyse öyle böyle derken ortada bi durum yok zaten. Benim kafamda çok karışık. Her istediğiniz bi adamda vücut bulsa ama yaşı 50 olsa naparsınız? İşte ben de bunu sorguluyorum kaç zamandır. Kafam baya bi karışık.


2. bu sefer farklı bi yerden konuştuğum biri vardı. Sohbet falan tabi ama ben tipi görünce erimiştim doğal olarak. Konuştuk konuştuk baya bi ama iş tıkandı tabi. Sonra telefonlar alınıp verildi. Ordan da konuştuk. Hatta bi ara aradı kendisi şaşırdım bende. Elim ayağım birbirine dolandı. Açtım telefonu ama konuşamadım çok fazla. Böyle de kötü bi huyum var amk ki! Daha sonrasında ise laf arasında da sevgilisi olduğunu öğrendim ve o iş de yaş oldu o an. Şuan da ben bişi yazmıyorum. O da yazmıyo. Arada aklıma komplo teorileri geliyo tabi. Ya bu adam benden hoşlanmadı ilgilenmek istemedi o yüzden sevgilim var dedi işin içinden çıktı diye düşünmeden edemiyorum. Aklıma da takılıyo çokça. Sinir oldum evet göt gibi kaldım evet ve bu durum canımı sıkıyo mu ona da evet. Daha napabilirdim onu bilmiyorum. Geçen twittera şarhoşken yazdığım şeyler ona yazılmıştı. O gece nası içtim bilmiyorum ama van görlümün doüğum gününde 2 içtim daha sonra küçükparkta da 4 içmişim. Son  1 saati hatırlamıyorum. Bütün yol boyunca herkes etrafımdan uzaklaştırmışım. Sürekli de küfür etmişim kendi kendime. Ellerimi kollarımı oynata oynata hemde :/ Ertesi sabah kuzenim anlattı bunları. Kendisi baya bi güldü bu duruma ama ben üzüldüm biraz. Neden küfrettiğimi düşünüp anladığımda da ayrı bi üzüldüm. Gece twitterdaki yazdıklarıma sabah yorum gelince farkettim dün gecenin nası olduğunu. Oraya usturuplu yazsam da gece baya bi küfür etmişim yollarda. Allahtan başıma bişi gelmemiş. Arada hatırlıyorum da içim acıyo. Napcam ben onu hiç bilmiyorum. Sevgilisi olan birine -ki benle alakalı bi duygusu var mı onu bile bilmiyorum- ne yapılır ki!? Anca arkasından göt göt bakarım. Ha bu arada o kişi burda değil onu da eklemek isterim.

Tüm bunlara yönelik kendimi düşündüğümde şuan sakin miyim evet :)

Programdan konuştuğum insanlar var tatlı kişiler. Bi kısmıyla tanıştım bi kısmıyla tanışmadım ama yakın zamanda tanışıcam onlarla da anladığım kadarıyla :)

Son olarak panda olarak ben farklı bi değişim içersindeyim. Spora gidiyorum. Deli gibi koşup kilo veriyorum ve kas çalışıyorum (17 kilo vermenin eksileri=sarkmış vücut, kol altlarımın tavuk kanadı misali bıngıl bıngıl olması ve kasları toparlayamama). Pandalıktan çıkıyo muyum evet ama hala içimde beni ben yapan sakin, belli konularda uyuşuk ve mutlu bi panda var. Her ne kadar pandayla fiziksel olarak artık uyuşmasak da…

Yeni insanlarla tanıştıkça yazıcam canlar. Bloglarınızı takip edemiyorum. Evde internetim yok :/ twitterdan bişeylere de dahil olmaya çalışıyorum her ne kadar çok olamasam da. Neyse unutmayın beni yavrular. Ben hep burdayım ;)

Seviliyorsunuz :*

p.s. yayıkım özledim lan seni izmire kaç gel bi. Konser anılarım canlanıyo gözümde 1-2 gündür. Sana twitterda höykürmem özlemimdendir ;)


p.s irlanda cücesi ve sevgilisiyle tanıştım. (sevgilisinin twitterdaki adını unuttum paralıcak beni :/) çok tatlı bi çift. Güzel bi tanışma oldu :) sevdim kerataları ;)

24 Eylül 2013 Salı

Başıma icat çıkardım sanki!?

Allah allah allah kıçımı kaşıcak vaktim yok misali bi durumdayım canlar. Aa sormayı unuttum anan nası baban nası kııığz? Blogırlarım blogdaşlarım özledim sizi okuyucularım :)

Ben iyiyim :) sorarsan tabi :P biraz sıkıntılar atlattım tabi ama o konuda kimsenin yapabileceği bişey yoktu tabi. Bildiğiniz üzere sevgilimden ayrıldım. Daha doğrusu o ayrıldı. Aaaa? Neden? Biz niye hiç duymadık diyenler olursa da olay şöyle oluyo ki:

2-3 hafta boyunca sadece ona attığım msjıma cevap verme, 8 saat boyunca hiç bişey yazmama (ki bunu denedim cidden. Öğlen üçte yazdım en son ona cevap verdi daha sonra hiç yazmadım bişi o da yazmadı. Gece yatarken ben yatıyorum iyi geceler dedim. Öyle kuru bi iyi geceler dedi) aramama sormama (buna  da açıklık getirirsek olay şöyle ki ben her daim onun telefonunu açabilecek müsaitlikte olduğumu ve onun beni istediği zaman aramasında bi durum olmadığını belirtmeme rağmen hiç aradı. Tabi sen niye aramıyosun diyenlere de yanımda annem var yok ablamlayım işim var gibi söylemlerle telefonu neden açamadığını anlatıyodu. Ben de bunun üstüne tamam ben aramıyorum ozaman sen müsait olunca beni ara yatmadan da olsa 5 dakka konuşalım diyodum. Ama tık yok tabi ara ki bulasın.) gibi durumlarla sinir harbi geçirdim. En son bigün sordum bi problem mi var diye. Evet dedi. Benim bitirmemi ya da sormamı açık açık beklediğini de gördüm. Eyv saygı duyarım uzaklık ilişkimizi ve hislerini bu kadar etkiliyosa benim yapabileceğim bişey kalmamış dedim. Düşüncene de saygı duyarım dedim. O kadar. İkiletmedim bişeyleri. Koydu tabi. Oturdum 1-2 gün ağladım zırladım ama kötü bi ayrılık olmadığını farkettim. Zaten farkındaymışım bazı şeylerin ki numarasını silmedim. Kendinden de izin aldım silmek istemiyorum diye. O da benim amacım iletişimi koparmak değil dedi. Sadece bir ilişkiyi yürütemediğimizi anladık. Bilmiyorum. Öyle kaldı yani bu tabi bi ay öncesiydi.

Neyse daha sonrasında da baya bi çabalarım oldu bişeyler olsun diye ama taş kaya bilimum toslanabilecek şeylere tosladım. Elim boş kaldı hep. Bişi oldu gibi ama daha önceden olmamış zaten o haberim yokmuş. Bi kaç çabam daha oldu ama teknolojik olaylardan bi haber olduğum için eski çağdan kalma şekilde denedim olmadı.



Neyse artık pandanız olarak ben de bi kaç bişeye el attım. Yükledim uygulamaları bende artık :D pardon bi saniye devam etmeden önce yuvalarından fırlayan gözlerinizi toplayalım yerden sonrasında da şu ağızları da kapatırsak. Hiç hoş bi görüntü olmuyo onu söyliyim :D :P evet millet bende takıldım o alemlere artık. Telefonum çalma modlarında bu sıralar. Bişiler yazan var sağolsun o kadar gözlerden düşmemişim :D :D  başıma icat çıkardım kesin ama bakalım ilerki günler neleri göstercek??

Bu arada son bi macera olarak da şunu annatmak istiyorum ki işe başladığımdan beri metro kullanıyorum ve sabahları oturduğum yerden metroya binmek işkence işte. O yüzden de erken kalkıp erkenden çıkıp metro durağında da en ortada ve köşeye en yakın yerde durmam lazım ki metroya binebilme şansım olsun. Tüm bu olasılıkları ayarladıktan sonra geriye fazla zamanda etrafa bakınmak kalıyodu. Bende bakınıyom tabi insanların tiplerine. Bazıları ayakta uyuyup ahanda ölmüşler bunlar diyodum. Bazıları da nası bi takım elbise  giymedir o arkadaş nası yakışıyo o kadar şeklinde beni hem göz hem düşünce banyosuna sokuyodu. Neyse işte işe başladığım günden beri denk geldiğim bi çocuk var. Slim fit tadında bal dudaklı yağuşuklu hoş bi tip. Accık zayıf ama sporcu. Accık zayıf olmasa kaş göz olay ama işte öylede kürdan misali olunca istemiyom ben çok. Gelip geçerken seyrediyorum falan tabi. Metroya bindikten 2-3 durak sonra çocuğun izini kaybediyom ben. Hem kalabalık hem de iniyo heralde diye düşünüyodum. Şunu da belirtmek isterim ki o dudaklara ölünür. Airbag bal dudak tabiri işte bu çocuk.

Neyse çocuğu öyle kesiyodum bigün gene :D Sonrasında işe geldim. Öğleden sonra acil bi vaka geldi. İncelemeye gidilmesi gerekiyomuş. Bana verdiler vakayı. Apar topar çıktım bende. Bu arada eve vardım ama kimse yokmuş evde. Neyse bi dahaki sefere dedim döndüm geri. Vakadaki müracaatçının ev sahibi komşularıyla konuştum.bi sıkıntı görünmüyo. Ben ordan çıktıktan sonra müracaatçı kurumu aramış tabi. Ben ordan direk eve geçtiğim için  ertesi gün haberim oldu. Ertesi gün işe gittiğimde de adamın numarasını aldım. Telefon ettim konuştuk. Cuma günü evde olacağını söyledi. Tamam dedim. Cuma günü çıktım gittim evlerine. Tam arabadan iniyodum ki evin önünde birileri bekliyo. Yav tanıdık mı bu derken bi baktım ki metroda kestiğim çocuk!

Meğersem müracaatçım oymuş. Kız kardeşini yanına almak istiyomuş ve bu yüzden gerekli işlemlerin yapılabilmesi için inceleme talep edilmiş. Orası uzun hikaye de çocuğun evine gittim. Adını sanını nerde çalıştığını ıncık cıncık herbi bokunu öğrendim. Tabi sonra naaptım? Etik kurallar dedim tabiki de. Kendi müracaatçıma yazamam :) çocuğun sevgilisinin olmamasına da şaşırdım. Daşsın oğlum farkındamısın?? öyle kaldı işte.

Dün de işe giderken gene gördüm ama dışarda görüşme taraftarı olmadığım için bakmadım bile çocuğa. Neyse sonra bi yer boşaldı metroda  oturdum. Öle önüme bakarken biri yanaştı yanıma. Farkettim aslında o olduğunu da hemen telefona sarıldım. Kulağımda da bangır bangır applause çalıyo. Ben telefonla saçma saçma işler yaparken omzumdan dürttü tabi artık 5 dakkanın sonunda. Neyse oo merhaba E. Bey falan derken karşımdaki oturulcak yerde boşaldı. Bu direk çöktü oraya. Laaan kak git. Zaten dışarda müracaatçıyla görüşmenin sakıncaları fazlaca sen de iyicie samimi oldun diye bakınıyorum. Sonra biraz sohbet ettik falan derken 2-3 durak sonra indi o.

Saçma saçma işler yani anlayacağınız. Bi yerde karşılaşsak tanışsak neyse de müracaatçı olunca tık yok anlatabildim mi?

Öyle işte… bi kaç anlatmak istediğim şeyler var da onlar da sonra artık. neyse işe döneyim ben ;) öperim sizi çucuklar :*


28 Ağustos 2013 Çarşamba

YenibirİŞkom :)

Blogırlar blogdaşlar canlar cancanlar yavrular :) bu böyle üzar gider diyip kısa kesiyorum ve kaç zamanın inadının sonunda mutlu bi sona kavuşmasını kutluyorum. Hatırlarsınız ankaradan salya sümük dönmüştüm. Bu dönüş hem geride bıraktığım bazı şeyler için hem de artık ankaranın sadece anılarda kalması gerektiğini düşündüğüm içindi. Önceki sevgilimi biliyosunuz. Yaşadıklarımı, yaşananları ve ayrıldıktan sonra bile 1 ay boyunca her gün tedirginlikle yatıp tedirginlikle kalktığım o günleri. Uğruna ankarada kalmayı planlamıştım ama herşeyin bi bitişi olduğu gibi o da bitti. Şuan iyi ki de bitmiş diyorum çünkü gözümü açmamı sağladı. Önüme gelen fırsatları tepmeden kullanabilmem bi nevi aydınlanmam oldu bu bitiş. Beni bilen her kesimden arkadaşım da bittiğine şükrettiler. Şuan da eski günleri lanetle anıyolar. Benim tekrar eski panda olmam onlar için de çok büyük bi mutluluk kaynağı benim içinde :)

Neyse nerden geldik buraya ya :D ben başka şeyler anlatıcaktım. Hah oldu bitti baĞzı şeyler ama bitiş sonrası aklımda tek bi plan vardı. O da İZMİR! Zaten bu kararımı her daim vangörlüm destekliyodu. Sürekli gel anneeem  diyodu :)Eşyalarımı toplayıp memlekete döndüm akşamına da izmire geçtim. İş aradım çok dolandım. Telefonla arayıp iş başvurusu yapmak istedim kabul ettiler. Gittim görüşmeye e bizde var uzman dediler. Benle alay ediyorlar gururumla oynuyolar şarkısı gibi oldu biraz ama çok saçma olaylar yaşadım. Teeeee Güzelbahçeye kadar gittim tabi bu reddediliş için sıcaaan altında :/ neyse o da ayrı bi kısmetmiş başka yerlerden açtı kapılarını :D

Tüm bu arayıp red cevabı alma ve sonrasında görüşmeye gidip de geri dönülmemesi, umutlarımı çok kırdı. Her gün bi fasıl vangörülme ağlıyodum. O da doğal olarak ağzıma sıçıyodu. Aslında sıçmıyodu gerçekleri söylüyodu ama ben ağzımı açmış beklediğim için sıçılmış hissi veriyodu :/ sonrasında ise başka başka alternatifler aradım ve özel sektördeki bekleme sürecime başladım. Bu arada bi arkadaşıma da danıştım. Onun çalıştığı yer devlete bağlıydı. O da özel alımla girmişti. Ben de ondan medet umdum biraz. Koşup ona gittiğimde de eli boş döndüm. Alım yokmuş bu sene dedi. Aradan 3 gün geçti telefon zır zır çalmaya başladı. Baktım arkadaşım arıyo. Açtım hayırdır dedim. Panda hemen koş alım yapıcaklarmış dedi. :O hemen saç düzeltildi sakal kesildi ve üst baş alınıp 2 saat içinde kuruma koştum. Cv’mi verdim görüşmemi yaptım. Topu topu 5 dakika görüştükten sonra müdür bön bön suratıma bakınca ben de kalktım geldim eve. Almıcaklar diye düşündüm hep. Cumaya kadar biz sana haber veririz dedi.
Bu arada annemle ablamla da bol bol kavga ettim. Artık önümde belirgin olmayan bi fırsat vardı ve ben bunun peşinden gitmek istiyodum fakat annem özelleri arama konusunda ısrar ediyodu. 1 2 derken patladım bende. Sinirli ve stresli olduğum için ve iş bulamadığım için sıkıntılıydım. İş bulamazsam anamın dizinin dibine dönmek korkutuyodu. 5 sene boyunca özgürlüğü tattıktan sonra hele :/

Neyse bekle bekle Cuma oldu cumartesi oldu Pazar oldu tık yok!? En son ümidimi kesip pazartesi yola çıkayım istedim. Umutsuzlukla uyudum. Uykuya da zor daldım istemeye istemeye :/ sonrasında dalmışım tabi sabah da 9 gibi telefonum çalmaya başladı. Yav kim bu saatte derken baktım bi izmir numarası. Ahanda dedim :) hemen toparlanma çabasındayım tabi. 2 tokat attım yüzüme sersemliğim geçsin diye :D cidden attım yani :D sonra açtım telefonu kadın bi ton kurumun adını söyledi falan sonra sizi müdüre bağlıyorum dedi. Tamam dedim :) bu arada annem de kalktı yattığı yerden başımda dikiliyo :D müdüre bağladılar konuştum. Sonuç şu ki bi görüşme daha yapalım senin hakkında olumlu düşünüyoruz  ne zaman gelirsin dedi. Anaaaam öğleden sonra gelem olur mu dedim tamam dedi :D sen misin yatan :D zıpladım yerimden duş süslenme püslenme falan kahvaltı derken hazırdım. Koştum gittim. Heyecan yoktu tabi :) konuştuk adamla 5 dakika kadar. Sonlara doğru geldiğinde ise müdür biz senin için referans aldık dedi. Burda çalışan arkadaşların senin için çalışkan pozitif diyolar dedi. Bizim şartlarımız ağır ama diye de ekledi. Ben de ben bu şartları şimdiden kabul ettiğim için şuan burdayım dedim :D artizlik foreva :D sonrasında işte tamam anlaştık ozaman hayırlı olsun dedi. Ahanda bu mu? İşe mi aldınız beni çalışcak miyim ben dedim içimden :D yanımda oturan fok balığı tipli amca da sırtıma vuruyo sürekli :D afferim afferim diye. Kafam accık karışık bi şekilde çıktım odadan. İşim mi var beniiiim :O mode on :D

Sonrasında evrak toplama işi falan derken garip bi biçimde bayramdan sonra başladım işe işte :) bayramdan sonra aradım ne zaman başlıyorum dedim. Aaa sizin yazınız geldi yarın gelin başlayın dediler. Hönk!? Amca biliyon deme yarın dedin bana!? Neyse kurumu aradım onlar da evrakların şimdi geldi dediler. Yarın gel başla dediler.  O.o tamam öğleden sonra gelsem olur mu dedim olur dediler. Ben de sabah gittim napayım paradan kesicekler yoksa :/



Artıkın memurum ve başladım :) güzel bi birimde çalışıyorum. İş arkadaşlarım da iyi :) en fazla aramızda 5-6 yaş falan var zaten :D 2 tane teyzemiz var ama onları saymıyorum ben :D :P

Şuan 14. Günüm iş yerinde ve memnunum hayatımdan :) ha başlangıçta bi kaç işi elime yüzüme bulaştırdım o ayrı tabi ama herkes anlayışlı ve öğretmeye açıklar :)

bu da iş kartım :D

Bakalım önümüzdeki günler neler getircek :) bu arada bissürü yeni yeni insanlarla tanışıyorum bizim camiadan. Garip bi duygu insanlarla görüşmek. Önceki ilişkimde rahatlık mı o ne öyle derken bu ilişkide rahat olmak garip geldi. Ayrıca kendisinin rahat olması da sıkıntı da aman neyse.

Öyle işte…


askerlik mi? yok kalsın almıyım ben :)

cancanlar yavrular blogırlar blogdaşlar :) uzun zaman olmuş yazmayalı :/ hatta takipçilerime göre 3 hafta diyen var :D öeh valla millet gün hafta tutuyo ben unutmuşum kendimden geçmişim resmen haberim yok :D

neyse uzun zaman önce söylediğim gibi (son yazım) askerlik olayları hakkında biraz bilgi vericiktim :) işte şimdi başlıyo :D kemerleri takın çıkışlar sağda ve solda yol da dışarda.

askerlik dediğimiz olguyu zır cahil olan gayler olarak ben de tecil ettirmek istedim. tabi hiç bi boktan haberim yok nası tecil olcak bu falan derken ona sor buna sor dedim pek net yanıtlar alamadım. biri büyükşehire gitmen gerekli dedi. kimisi çok sıra bekliyon falan dedi. dediler de dediler. ben de panda olarak bu işe en acilinden el atmalıyım yoksa iş bulup çalışmaya başlayınca işler hiç iyi olmıcak dedim. net bilgi için internete baktım ama forumlarda yazan hiçbişi gerçeği yansıtmıyomuş öncelikle bunu öğrendim. ki o forumlarda 2007den kalma yazılar falan var. tsknın sitesinden bi yerlere varabilir miyim dedim onda da tık yok tabi. çok saçma şeyleri açıklamışlar. abi benim durumum başka da diyemiyosun tabi. neyse...

şimdi ilk olarak kütüğü farklı ikameti farklı olanlar yani benim gibi olanlar korkmasın. askerlik tecili içi farklı prosedürler yok :) tuttuğunuz nefesi şimdi yavaşça bırakabilirsiniz :D kararımı verdikten sonra internetteki bilgilerin işe yaramazlığını da görünce lan küçük yer nası olsa gideyim bi sorayım dedim. iyi hoş gittim de. içeriye girerken zaten bi üst araması var telefonlar falan alınıyo. ne yapıcaksam androidi bile zor kaldıran telefonumla :D güvenlik içeriye girerken telefonunuzu kapatın almaya gerek yok dedi tamam abi dedik. içeriye girdik ki zaten giriş bomba. girişten girince okları takip etmen gerekiyo. oklar dediğim yerde adım başı yapıştırılmış bi vaziyette :D salak mıyım olum ben zaten tek kapı var niye ok koyarsın diye düşünürken içeri girdim tabi :) baktım 3 tane kadın gişelerin arkasındalar. üçününde yeri ayrı zaten. ilk kadın çok genç ve gergin görünüyodu. ikinicisi sakin fare tipli bi kadındı. üçüncüsü de pavyondaki işinden yeni çıkmış eve uğrayamadan gelmiş bi suratla bana bakıyodu. ben tabiki de fare tipli kadına yanaştım. korktum diğerlerinden :D



tabiki her zaman olduğu gibi allah belamı vermiş bi şekide en bok olanına düştüm. fare tipli uysal dedim kadın cidden fare çıktı.  diyalog başlangıcı da bi garipti zaten:

+merhaba kolay gelsin ben askerliğimi tecil ettirmek istiyodum. benim kütüğüm farklı ikametim farklı bi sorun olur mu? burdan tecil ettirebiliyomuyum?
-........................
+????
-oyh (iç çekme nefes alma tadında)
+pardon!? ben askerl....
-evraklar?
+hangi evraklar?
-tecil evrakları?
+onlar neler?
-fotoğraf, diploma fotokopisi, sağlık raporu ve formlar?
+hönk? pardon? 
-önce şu formu doldur tabi. tecil edebiliyosun burdan.
+efendim?
-evraklar diyorum!
+efendim anlayamadım? biraz daha bağırır mısınız? duyamıyorum!?
-formu al sen doldur hadi

kadın o kadar kısık sesle ve sakin konuşuyo ki anlamak mümkün değil. zaten çık çıkmayan eşşek kadar odada bile anlamıyorum. kadının sesi yankı bile yapmıyo :D çattık diyorum içimden. bi taraftan da formu dolduruyorum tabi. bunu nası doldurcam? buraya ne yazıcam. benim durumum bu da hangisini işaretlicem? modlarındayım tabi :D kadın da kendi çapında cevap veriyo bana. ben de duyabildiklerimden cümle oluşturup öyle bişeyler yazıyorum :D

formu doldurdum sonrasında tamamlamam gereken evrakları 6 kez tekrar ettirerek anlattırdım. duymadığım için daha da fazla sorucaktım ama utandım yeminle. bi daha sorsam kesinlikle sende beyin yok sen zaten gitmezsin almazlar falan dicekti diye sustum. bu arada yandaki pavyonvari teyze de pis pis bana bakıyo. sanki anasına küfretmişiz gibi bi hallerde. gelenleri azarlıyo falan :D tam deli koğuşu ya :D

çıktım fotoğraf çoğalttım. diplomamı fotokopi çektirdim ki o da 4 tane :) bu arada aslı gibidir yaptırmayın onlar kendileri yapıyolarmış fotokopilere. ben gittiğimde 8. sorduğumda böyle duydum kadından. siz gene de sorun bence ;)

onları hallettim evrakları teslim etmeye geri girdim. topu topu 10 dakikalık iş var ama fare teyzeyi duyana aşk olduğu için yarım saate çıktı işimin bitmesi.

fotokopileri verdim. fotoğrafları verdim formu verdim bekliyorum. kadın o kadar yavaş ki anlatamam! 5 dakka boyunca evrakları aynı düzene sokmak ve zımbalamak için uğraştı. bu arada bişeyler diyo tabi ben gene neeeey? ne diyon? böyle mi yapıcam accık bağır diyorum kadına sürekli :D sonra 5 dakka boyunca fotoğrafları kesip yapıştırmak için bekledik. neyse sonunda bitti dedim ki doktora gidicen dedi. tamam dedim nereye gidiyoz. aile hekimine dedi. ahanda şans geldi geri 1 cadde altta o dedim ama saat öğle arasına geliyo tabi.

koşkoşkoşkoş doktora girdim. durum böyle böyle dedik. kilo boy ölçümü fiziksel muayene ki sadece baktı bana ve son olarak da kalıtsal bi hastalık ya da kronik bi rahatsızlık var mı sorusu. yok dedim çıkardı raporu hemen. öle göt aç baş aç yok sliplileri dizdiler çükler daşşaklar eğil götüne bakayım falan olayı yoktu bende. güneş gözlüğümü bile çıkarmadım lan ben doktorda :D kör olsam anlamıcak herif o derece bi muayeneydi :D koşkoşkoşkoş götürdüm kadına evrakları. bu arada 20 dakka var öğle arasına :/ ahanda sıç diye küfür ede ede gittim verdim sağlık raporunu.

evraklar tamam şimdi de ahiretlik sorulara geldi sıra. sol gözünü kapatabiliyomusun yok ikizin var mı? anan baban arasında problem var mı? en son nerenden ameliyat (ki bunu bilmeyen yok :D ) oldun? sağ el mi sol el  (elizabethe sol yazamaya sağ :D :P) mi falan diye giden soruları da tamamladık. evrakları imzalamak için daş gibi bi komutanın yanına girdim. işte o an askere cidden gaylerin (kendi adıma söylüyorum tabi işin şakası) alınmamasını belgeleyecek şeyler oldu :D ben... evrak... ben... allah... komutan imzala... oyhşşş... diye konuşmak için cebelleştim ama adam suratıma bile bakmadı. imzaladı tabi. bi kaç bişi sordu. insülin direnci falan nası? keyifler nası? falan okul nezaman bitti? çalışcan mı şimdi? gibi ama ben orda eriyorum bildiğin. zaten üniforma fetişi olan bi insanım. o an soyun dese boxerım bildiğin öyle bi hızla inip yere çarpardı ki beton etkisi yapardı deler geçerdi yeri yani :D bildiğin panda ben eriyip yavaş yavaş paçadan akıyorum böyle. eller kollar bakış falan yırt parçala beni yaylalar yaylalar de dağa kaldır beni anam diye bakıyorum bön bön. o haldeyken dilim döndükçe de cevap veriyorum tabi :D sonra son evrakları da bitirnce gülümsedi ve iyi günler hayırlı olsun dedi :D oy canını yidiğim hayırlı olsun gel anamdan iste beni hayırlı olsun! gülüşüne karşıki dağlar cenderme :D kaçayım mı sana? derken normal hayata döndüm ki adam bana mal mal bakıp bi siktirip gidermisin masumiyetiyle bakıyodu. ben de döndüm arkamı ve paşa paşa gönlümün paşasına arkamı dönüp çıktım odadan. sonrasında da 2015e kadar tecil yazısını verdiler elime çıktım :D

çok şükür dedim bu işi de hallettik :) işte böyle canlar. sesi allah tarafından kısılmış bi kadınla konuşuyosanız ve tripliyse ki siz bunu bilmiyosanız hayat çok zor :D aramızda geçen tüm o konuşmalar da yukarıda yazdığım gibi geçti insanın duyabileceği ses seviyesinin altında :D tabi ben öküz gibi bağırınca yankılandı sesim tüm süreç boyunca ama bişi demediler allahtan :D 4ten fazla tekrarlattım kadını. iyi carlamadı bana :D gerçi carlasa da en fazla insanın duyma eşiğine kadar çıkardı :D kadının adını da "köpeklere konuşan kadın" olarak koydum :) 

askeriyedeki manyaklıklar bunlarla bitmez tabi. herşeyin üzerinde kullanma talimatı falan olduğunu tekrar tekrar anlatmak da istemiyorum. herkesin bildiği bi konu zaten. oklar konusunda da zaten belirtmiştim. binadan nası çıkarsın gibi bi mantıkla işleyen askeriyenin marifetleri saymakla bitmez zaten :D

işte böyle canlar. bi panda olarak askerlik nası tecil ettirilir bunu anlatmak istedim. umarım ilerleyen günlerde okuyanlar da manyaklıklara değil de işin iç yüzüne odaklanarak okurlar ve işlerini halletmek için hatırlarlar ;)

öperim çokcana sizi. son veda şarkısı olarak da şunu dinleyin ;) çok hoş olmuş. şarkının orjinalini bilenler bu haline bayılırlar eminim :)

                                   

iş yazısını da yazıcam yakında ;)


30 Temmuz 2013 Salı

yeni olaylar ve iş aramaca :)

blogırlaaaar :) canlar cancıklar :) napayonuz? özledim le sizi ;) kaç zamandır adam gibi ne internet ne de buna bağlı olaylara kalkışabilmiştim. doğal olarak kıç kadar ekranlı kıç kadar telefonumla twitter falan ucundan yakalamaya çalışayım dedim. hatta blogları bile okumaya çalıştım ama çabalarım biraz sıkıntılı da olsa sonuç verdi :D

ben bunları anlatmıcam be kafam karıştı. hah şimdi başlıyorum işte :D kemerler takılı çıkışlar sağda kırmızı çarpıda ;) baştan söyliyim de herşeyi ona göre. şimdi yavrular ankaradan dönüşte sanki eski sevgilimden ayrılıyomuş gibi hissettim. bunu belki bi kaçınıza söylemişimdir. çok koydu yeminle. ev arkadaşımla bile vedalaşamadım. stajdaydı kendisi. vedalaşamadığım bi kaç kişi daha oldu. tren garında binmeden önce bi sigara yaktım ve herkesi aradım. ilk 10 saniye sonrası veda kelimesi çıktı ağzımdan ve salya sümük gözyaşları indi hemen. her konuştuğum kişiyle ayrı ağladım onları da ayrı ağlattım. kendime geldiğimde ve telefon konuşmaları bittiğinde ise sigarayı yere atmış ve trenin kalkış düdüğünü duymuştum. hemen atladım tabi. annem babam da gözümün içine bakıyo direk üzgün olduğumu bildikleri için. neyse geçtim oturdum koltuğuma ve camdan duışarı baktım. öle bi 5-10 dakka gittikten sonra bomba cümle babamdan geldi: ne o leeen ağlıyon mu yoksa hoahahoaohaohoaoho :D bende erkekliğe bok sürdürmiycem ya. yooooo nalakası var baba ya -.- sende yani :) modlarındayım ama az daha konuşursam sesim çatallaşcak ve böhüüaaaa diye koyuvercem. tabi neyse olay orda kapandı ama çok kötü bi olay len. valla bak içime oturdu. trenle gderken öle arkasından bakakaldım 5 senelik ankara anılarımın. lanet olsun dedim ama sadece demekle kaldım. o gece trenle yolculuk ve sabahın köründe memlekete iniş sonrası uyuyup uyandım. artık öyle bi gaza gelmiştim ki iş bulmalıyım diye akşam treniyle de izmire vıııın gittim hemen.

izmirde il müdürlüğünde bi arkadaş vardı. onla konuşmuştum iş bul baaa diye. o da gel görüşelim bi demişti. perşembe sabah memlekete iniş ve akşamına izmire geçişten sonra ertesi sabah koşa koşa cv hazırlayıp gittim arkadaşın yanına. oturduk konuştuk falan derken alım olucak mı diye sordum. o da panda daha yeni haberim oldu alım yapmıcaklarmış dedi :/ böhuühüüü diye başladım ben gene. ordan eli boş dönmedim ama. bana tüm özel huzurevlerinin adreslerini telefon numaralarını ve adam arayan var mı yok mu diye işaretlemişler. bunlara mutlaka ulaş dedi arkadaşım. ben de yes sör dedim çıktım ordan. o süreden sonra geçen 1 hafta boyunda orayı ara burayı ara derken elimde hiç bişey kalmadı. iş verecek olan tamam biz sizi ararız diyo ama arayan soran yok. birine zorla cvmi bırakayım dedim ki burası da 2 tane alıcakmış düşünün. cv bıraktım gittim görüştüm ama biz sizi arıcaz diyerekten geri dönmediler. hala daha da dönmüyolar götler ya!

tam umudumu kesip memlekete dönemyi düşünürken bakanlıktaki arkadaş aradı. heralde naptın neettin iş bulabildin mi diye arıyo diye kayıtsız bi şekilde açtım telefonu. alo naber derken panik bi ses panda koş dedi. noluyo noldu bi dur derken panda koş cvni kap gel şimdi haber aldım uzman alıcaklarmış dedi. ne diyon sen derken üstümü giyinmeye başladım. hemen geliyom dedim. bana biraz kılık kıyafete dikkat et de gel küpeni falan çıkar dedi. anam dedim içimden. benim şort ve tişörtten başka bişeyim yok ki dedim. hemen git al dedi. neyse 1 saat içinde memurumsu bi kıyafet uydurarak koştum. gittim cvmi vermeye arkadaşların yanına. düşünün ben 1 saat içinde ordayken birisi gelip cv bırakmış bile! yuh amk dedim kapıda mı yatıyonuz!? neyse arkadaşla koştuk müdür odasına çıktık. arkadaşla girdik oturduk. müdüre iş başvurusu için geldim dedim. tamam ben adını soyadını ve telefonunu alayım dedi. cvimi getirdim isterseniz onu vereyim dedim. o daha iyi olur dedi. tamam :) dedim verdim. sonra bi sessizlik oldu. adam suratıma bakıyo ben adama bakıyom. tık yok ama. ben ne iyeceğimi bilemedim adam da mal mal bakıyo çözemedim ne yapacağımı. neyse sonra arkadaş konuştu kaç kişi alıncak falan derken 2 kişi dedi. 3 de olabilir dedi. hah iyi falan dedik ama gene bi sessizlik. sonra biz sizi ararız modunda ufak bi konuşma yaptı bizimki. e iyi dedik çıktık. cumaya kadar ararız dedi. tamam dedim. normalde memlekete dönecektim ama bekleyeyim dedim.

bu arada tabi annem ablam bır bır bır konuşup şuraya da git bunu da yap ona tekrar cvni gönder diye başımın etini yedi. sinirler gerildi zaten. arayan yok soran yok. en son patladım bende. yeter beee diye. zaten arayan yok soran yok dedim. ben burayı beklicem dedim. ben gergin olunca doğal olarak onlarda gergin oluyo ve bi kıvılcımla koca ev alev alıyo. perşembe oldu tık yok hala. kuzen gel dışarı çıkalım dedi. ben de canım istemiyo kuzi dedim haber gelmedi moralim bozuk sinirliyim dedim. öylelikle dışarı da çıkmadım. annemle o gece yatarken konuştuk. yarın arıcaklar mı sence dedi. yooooo dedim.

ertesi gün sabahın 9 buçuğunda telefon çaldı zırıl zırıl. zıplayıp açtım ama uyku sersemiyim tabi. ben bakanlıktan arıyorum vırtzırt... hea evet!? panda beyle görüşücektim? buyrun benim!? müdür H. bey sizinle görüşmek istiyo da. !'^^+@$½½{{[£<??? eee... evet tamam. ??? bağlıyorum ozaman. dedi ve ben sevinemeden adam açtı telefonu. konuştuk ve beni görüşmeye çağırdı. tamam dedim öğleden sonra uygunsanız görüşmeye gelirim dedim tamam dedi. bu arada benle öyle bi konuştu ki anlatamam. sanki gel de sözleşme imzalayalım hemen der gibiydi. arkadaşların senden bahsetti baya çalışkanmışsın falan diye bizim iş zor ama şartları kabul edersen bi görüşmek isterim senle modunda. neyse gittik öğleden sonra. mdürün odasına girdim. oturdum öle havadan sudan nerelisin anan baban nereli falan derken iş bi anda çalışmaya geldi. bak şartlar zor yoğun dedi bu şartları düşündün mü dedi. ben de düşünüp kabul ettiğim için şuan burdayım dedim. galiba bu cümlenin etkisi olabilir gibime geliyo sonraki olanlar için. öle böyle derken toplamda 5 dakika boyunca konuştuktan sonra gerekli evraklar dedi ben kaldım tabi. O.o nası ya????? daha 2 saniye önce baban nereli diye soruyon dedim içimden. evrakları saydı falan. tamam mı dedi tamam dedim. sonra yanımda oturan başka bi adam (ki kendisi taşaklı bi insan ki bi nevi o da sorguya çekti beni) hayırlı olsun diyip sırtıma vurdu. o.O ben bişey diyemedim. sadece sağolsun çıktı ağzımdan öylece. 5 saniye sonra da e ben gidiyim artık oldum.

dışarı çıktım mal gibi lan noliy işe kabul mü edildim ben derken arkadaşların yanına indim ama hala mal bi haldeyim. ee ne dedi ne sordu falan derken bunları bunları dedi dedim ve galiba oldu işe alındım dedim. millet tabi pek bi sevinir modda ama bendeki bakış:


haaaaaaa anladım bakışıyla noluyo lan bakışının birleşimi bi surattayım.

öle şte çıktım geldim memlekete. belgeleri topladım. askerliğimi tecil ettirdim (ki onu da bi sonraki panda klasiğinde anlatıcam çünkü anlatırsam burdan ağrıya yol olur bildiğin) sağlık raporu sabıka kaydı derken herşey tamam oldu. yarında basıp gidicem evrakları vericem ve en kısa sürede izmirde işe başlamış olucam. beklerim canolar :) izmiri mekan belledim şuan için :D

p.s. burda özet gibi geçmek istemezdim ama izmir maceramda 2 yeni tatlı mı tatlı insanla tanıştım :) bunlardan biri hepinizin tanıyacağı uzere FATİH AMORF beyimiz :) kendisi pek bi kıpırdak pek bi cana yakın pek bi konuşkan :) yeni tanısanız bile yabancılık çekmeyeceğiniz çekemeyeceğiniz bi insan :) ben kendisini çok sevdim şahsen <3 biraz duygusal ve edebi yönü var gördüğüm üzere ama blogdaki gibi şairane takılmıyo :) kendisini burdan öperim çok :* bi dahaki buluşmamızı da iple çekiyorum :)

ikinci olarak da bu arkadaşı pek tanımayabilirsiniz ama o blogumu takip eden birisi. sosyal ağ olarak açılan ve şimdiki durumu belli olmayan bigale sitesinde tanıştım kendisiyle. o kadar cana yakın ve o kadar kibar bi insan ki kendisi yazışından bile anlayabilirsiniz bu durumu :) lakabı olan BEYAZPEYNİR ise hala benim için sır. güya beyaz peyniri çok seviyomuşmuş :D :P yalan anam bunlar :P kendisiyle de görüştüğüme tanıştığıma çok memnun oldum. çok düşünceli çok iyi niyetli ve çok kibar bi insan. sohbet ettiğiniz saatler sanki dakika misali geliyo insana ;) o denli koyu muhabbetlere dalabiliyosunuz hem de hiç sıkılmadan :D

neyse kapanış yapıp yatmam gerek. gelecek partta askerlik tecilini anlatıcam canolar. hem başıma gelenler hem de bilgi mahiyetinde bi yazı olucuk beni izleyin yavrular :*

5 Temmuz 2013 Cuma

aynayı kırdım gaçın!

selam blogırlar blogdaşlar. gene üzerime şimşekleri çektiğim ve bok gibi geçen bi günle karşınızdayım :/  gene ne oldu amk burnun boktan bi kurtulmuyo diyenlere selamı bir borç bilirim. haklısınız a dostlar bende bu işler bitmez :/

gelelim 2 gün öncesine. 2 gün önce sevgilimle konuşup buluşalım dedik. o da beni illa korku filmine götürmek istedi. niye ilk günden korku filmi izleyemiyorum korkuyorum ben dediysem artık. illa ki gidilcek o korku filmine modunda. yavrular size tavsiye ilk buluşmada böyle şeyler söylemeyin, eğer söylerseniz ve sevgiliniz gidelim dedikten sonra sizin ısrarınızla vazgeçerse kıyamam diyip gidelim hadi demeyin. benden söylemesi! kulağa küpe mode on yapın okuyun ;)

ben bu boku yedim tabi :D gideilm olduktan sonra işte 2 gün önce filme gitmek için buluşucaz. ben süsleniyorum tabi gene 1 saat öncesinden. ayna karşısında saçları yapmaya uğraşıyodum bi baktım ayna o kadar pis ki bişey görünmüyo ne biçim lan bu dedim. bi sileyim dedim. siz siz olun aynayı tek elle tutarken silmeyin :/ aynayı sileyim derken köşesinden cart diye kırdım a dostlar :/ bekle beni 7 sene uğursuzluk aç kollarını ben geliyorum. hurafelere inanan insan mode on :/ neyse dedim bişi olmaz heralde. buluştuk bişiyler yedik filme girdik. film de o kadar dandik ki anlatamam. güney kore yapımı bi film. lanetli bi video. halka stayla ama daha moderni. bunda bilgisayardan usb webcam falan ile dolanıyo bizim lanetli videomuz. zaten halkadan oldum olasıya nefret etmişimdir.** bi de üstüne bu eklendi. yok ordan burdan bişiyler fırlıyo tip tip suratlı insanlar falan. yok büyüymüş falan derken sevgilimin gömleğinin içine giricektim az daha. sahnenin gelişini anlıyorum ve bakmak istemiyorum. sevgilim de bi bak ya o kadar korkunç değil modunda. bütün filmi kalbim ağzımda izledim sayesinde. korktukça da sinirlendim tabi vurdum sevgilimin koluna ne işim var benim bu filmde diye diye.

neyse fimi atlattık eve bıraktı beni sevgilim. o günü öyle kurtardık. ertesi gün de kpss tercihlerimi yaptım. memur olmak için tercih yaptım a dostlar. 7sinde açıklanıcak dediler. tamam bekleriz en azından ankaradan gitmeden bilicez dedik. oturduk aile meclisi skype başına bura nası ora nası dedik dedik yazdık. tabi şöyle bi durum var ki 314 kişi alıncak ve benim puana göre sıralamam 945 :O annem onu yaz bunu yaz derken iş iyice karıştı tabi. bana sıra gelmeme durumunu zor anlattım bizimkilere umutlanmayın dedim. tercihler manisa tekirdağ kırklareli edirne zonguldak kocaeli sakarya ığdır giresun diye devam ediyo. sonlara doğru doğunun dipleri tabi. devlete gireyim de modu oldu. bu ığdır ne ayak diyenler olabilir. vardı tercihlerde ve benim de sondan birinci tercihimdi. sonra kuzenimin kankası ığdırda 4 senedir sınıf öğretmenliği yapıyo bi arayım dedim. aradım. kız bi anlattı ki ığdırı anam 3 kilometrelik kıç kadar şehir değil burası hayır izmir olmalı bence moduna girdim. meğerse ığdır ne güzel bi şehirmiş öyle. tamam küçük falan ama mis gibiymiş. havası izmir havası gibi insanları zaten azeriymiş çoğunlukla. gece kız başına sokakta gezsen bile dönüp bakan olmuyomuş. :O oldum direk! sen misin sona yazan pat diye başa çektim ığdırı. göndermeden önce de dua ettim hayırlıysa gönder allahım diye.

bugün sevgilimle gene buluşmak için sözleştik. geldi aldı beni. tunus taraflarına gittik. bizimkinin surat asık tabi.  noldu noldu diyorum yok bişey diyo. meğersem sabah kötü olmuş bu yüzü falan uyuşmuş. baş ağrısı varmış. e akıllım niye söylemiyosun bunu diyorum. şimdi hafif bi baş ağrım var diyo. te allahım dedim. yatıp dinlenseydin ya evde dedim yok yok bişeyim moduna giriyo hemen. öyle böyle derken oturduk tabi 2-3 saat. sonrasında bi msj geldi. önce bakmadım telefona ama sonra okuyunca başımdan aşağı kaynar sular döküldü. 3ü son gün olan tercihler bugün yani 4ünde açıklanmış dediler. hemen telefona atladım. girdim ama bulamadım ösymye tercih sonuçları yerine başka yerlere girmişim. sevgilim de nası ya dedi o da girrdi hemen. buldum ben dedi. tcni ve şifreni gir dedi. anasını satayım giremiyorum bi türlü. yanlış falan diyo paso. el ayak titremede kaldı. sen tc'ne bak doğrumu dedi doğru dedim. sonra şifreni söyle ben gireyim dedi. tamam dedim söyledim. girdi.  bana verdi telefonu. ben ok tuşuna bastım ve bakamıcam dedim ona verdim telefonunu. gözlerimi ellerimle kapattım bekliyorum. sonra kafamı bi kaldırdım sanki sevgilime koca bi kokarca yedirmişler gibi bi suratla karşılaştım. olmamış mı dedim. suratı düşük bana baktı. olmamış sevgilim dedi. telefonu çevirdim bi baktım ki YERLEŞTİRİLEMEDİ diye eşek kadar yazıyo ekranda. çok pis moralim bozuldu. hem de tam da tavlada sevgilimi yeniyodum. böyle bi an mı olur falan dedim. üzüldüm a dostlar. içim sıkıldı. gelmeme ihtimaline alıştırmıştım kendimi ama ığdır biraz umut olmuştu benim için. o da gelmezse kalırım öyle demiştim içimden. ki öyle de kaldım. benim suratım düşünce sevgilimin de suratı düştü tabi. oturduk öyle kös kös.  ne vardı o msjı okucak deme? okuma eve gidince bak deme. moralini niye  bozuyosun o an!?

bu şarkıyı da çok severim pek severim!

neyse sevgilim biraz şebeklik yapmaya başladı tabi üzülme diye. yedek bi planın var dedi. evet yedek bi planım var. hiç bişey olmazsa izmire gidip özelde iş arıycam demiştim. şuan yedek plan devreye girdi. istikamet izmir olucak benim için. işimi orda icra edicem. tabi bulabilirsem. 

tüm bunların üstüne bide sevgilim fenalaştı. sabahki kötü hali gibi değildi ama baş ağrısından yerleri tekmelicek moda gelmiş ama bizimki tabi moralim bozulmasın diye suratında winnie the pooh :3 gibi sırıtışla duruyo. benim moral çökmüşken iyice çöktü. panik de oldum tabi. neyin var iyi misin diyorum. iyiyim diyip sırıtıyo. sen iyi misin diyo. siktiret beni tercihleri sen iyi misin sabahki gibi mi oldun diyorum. yok iyiyim diyo. sonra bi of başım diyo. bi ara bi ağrı kesici alsam dedi. tamam dedim gidiyorum ben sen otur burda dedim. fellik fellik etrafta eczane aradım. 2 tane buldum ama 2side kapalı mı olur arkadaş!? hep bunlar kırık ayna yüzünden diye bi taraftanda küfrediyorum. sonra kafeye koştm direk. baktım bizimki öyle oturuyo. garson kızı çağırdım ondan istedim var mı ağrı kesiciniz diye o da parol var dedi. bizimki hemen getir ooo falan oldu. ben bilmiyorum hiç tabi parol'u. dolorex'ten şaşmam ben :) neyse içirdik. bak kötü olduysan kalkalım cümlesini 490. kez derken tamam kalkalım dedi. hesabı ödedim kalktık hemen. koluna girdim. arabayı aldık çıktık direk. önce beni bıraktı. eve geliyim dedim ama annem evde dedi olmaz şimdi dedi. aklım sende bana mutlaka msj at dedim. tamam dedi. 1 saat oldu 2 saat oldu cvp yok msjlarıma. bi eve geldim dedi bi daha tık yok. alalhım nerde bu nerde bu!? aklıma bin tane şey geliyo tabi. arayamıyorum da annesi var diye. msj at msj at msj at derken küçük çaplı bi kalp krizinden kıl payı döndüm. tınılılılılı diye telefon ötünce baktım bizimki iyiymiş şimdilik ama doktor migren başlangıcı var demiş. ben de haber alamamanın paniğiyle tövbe tövbe sanki ölümcül bişi var oldu diye aklımdan geçiriyorum. eve gelmiş dedim kıpırdarsan basarım evini! tehdit ettim dinleniceksin dedim tamam dedi.

öyle işte a dostlar bi günde saçma sapan bi ton sıkıntı yaşadım. en son şu moddaydım:

elleh??

şimdi uyuttum sevgilimi. bi an düşündüm noldu lan bugün dedim. sonra da aklıma geldi ve yazayım istedim. kesin nazar değdi bize. kedi gözleri bla bla :/ gözü olan mümkünse başka tarafa baksın yoksa bulucam ben onları :/

son olarak da izmir tayfasının ana graliçesi van görlüm, bunu okurken mutluluktan uçucaksın eminim. izmir yolu açıldı bana ;) tercihler zamanı ne kızmıştı bana orda burda ne yapcaksın sen diye :) artık bi iş bul bana anam öperim datlı yanaklarından. ev arkadaşı da ayarlarsın sen bana deme prenses ;) ;) izmirliler bekleyin beni. dua edin de iş bulayım :/ bi kaç arkadaşı taciz ettim direk ama bakalım. memlekete dönünce iyice milletin yakasına yapışırım ;)

iş bulamazsam olacaklardan sorumlu değilim!

** halkadan nefret etmemin sebebi: bana başta polisiye bi film diye anlattılar. ona rağmen korktum. düşünün yani! sonra izleme gafletinde bulundum. son sahnelerde samara televizyondan çıkıp da saçlarını açmıştı ya orda bıraktım ben işte. hem kendimi hem boşaltım sistemimi... F*CKYOU SAMARA!

panda öper :*

1 Temmuz 2013 Pazartesi

yeni bir başlangıç :)

selam blogırlar blogdaşlar :) nasılsınız canlar? ben çok iyiyim  hayatımdaki değişiklik ve boşluklara rağmen :) bu yazımda içinizi sıkıcak bayıcak üzüntülü şeyler yazmıcam merak etmeyin. zaten adı üstünde yeni bir başlangıç ;)

neyse hikayemize başlayalım :) tam gününü hatırlamıyorum ama balodan sonraki günlerden bi gün ve yorgunluktan ölüyorum tabi. hala vücut alkolü atamamış :/ neyse bi arkadaş aradı beni gel dışarı bişeyler yemeğe gidelim konuşmaya gidelim dedi tamam eyv oldum bende. çıktık ondan bundan derken iş ilişkilere geldi tıkandık tabi ikimizde. sinir bi modlardayız :) arkadaşa o sinirle ben de profil açıcam anasını satayım dedim. o da aç lan modunda zaten :D neyse eve geldim malumunuz siteye kaydımı yaptırdım. eski hesaplarım açık mı diye baktım ama değillermiş. en son ki hesabımla açma gibi bi gaflette bulunup da eski sevgilime tekrar yem olmak da istemedim.  neyse bi hesap açtım bakınmaya başladım.  hoş iyi da falan diye giderken dedim yeter sıkıldım artık bu son sayfaya da bi tarayıcı edasıyla bakayım da sonra kapatayım dedim. bak sen allahın işine :D facebukumda ekli ve memleketten ilkokuldan tanıdığım bi çocuğun eşek kadar olan profil fotosunu görünce bi yutkundum tabi :D çocuğun tipinden ve facebuk profilinden az çok anlamıştım ama dış mihraklardan da öyle olmadığını kızları sıraya dizdiğini duymuştum :) eee romeo yalan söylemez ;) neyse bir bakarsın 2 bakarsın falan derken ee tamam yeter yani. sonra facebuktan çocuğa msj attım naber görüşelim telim bu falan diye. memleketli ayağı çektim tabi. gitmeden 2 kelam edelim memleketlim falan modundayım. daha önce de konuşmuştuk tabi biz bunla hatta istanbulda aşık olduğum biri var gideyim mi gibi bi durumları vardı ben de koy götüne git demiştim. neyse olay bu değil. hemen dönüyoruz ki msj attım işte :D o da tamam görüşelim mutlaka cınım modunda bişi yazmış. ben müsaitim sen işlerini ayarla haber ver bana dedim :D

işin sonu kaldı o öyle :D merak etmeyin ;) başka birileriyle yazıştım tabi. biri rsm? demiş yok anam yazdım sadece. sitenin bi an düzeldiğini düşünmüştüm niyeyse ama öle mallar da çıkıyomuş. ufak bi çocuk yazdı sonra bi askıntı olup ap necisin dedi en son kapanışı da ben senle arkadaş olmak istiyoruma getirdi. tüm bu geçişler ise mezun olma bölümler hakkında konuşurken oldu. nası mı oldu? sormayın ben de bilmiyom :/ sonra birisiyle daha yazıştım. bi tane manyağa çattım tabi sonra bi selam yazdım adam sıralamış yok adını şu dizinin ilk bölümünde görmüştüm o andan beri sevmiyorum o adı işte sen ne arıyosun ki ben senin aradığın kişi değilim zart zurt... anam dedim son ütücü sen kaldıydın kafama seni de buldum dedim. hea iyi  falan dedim ama işte yok bunu iki kere yazmışın falan triplerinde. ya anladık istemiyosun bunu ilk msjında da  demişin zaten ama yani bi sus amk bi sus ya he de geç. ne zorun var bu kadar msj israfı yapmaya be arkadaş :D

sonra başka birisiyle konuşmaya başladım. tuttu bişeyler tabi. foto falan yok onda da bende de :) görüşelim oldu telefonlar verildi falan. whatsappdan yardırdık tüm gece. tatlı da bişi tabi. neyse cumartesi buluşalım dedik buluştuk da. beyimiz beni arabayla aldı güzel bi yere götürdü. yedik içtik sohbet falan ettik. çok güldüm o akşam :) gecenin sonunda bana gidelim oldu tabi iş. ilk yok ya falan dedim ama bi ilk olucak panda şansını dene dedim. bişey yaşamak istediğimden değil. amaç seks değil yani. öle bişey olmayacağını annem evde demesiyle de anlamıştım. gayet güzel bi şekilde arabasına bindik evine gittik. bi kahve yaptı. içtik :) sonrasında tabi alkol var bende biraz mayıştım doğal olarak. bi ara (ki bu sıralar çokça oluyo nedense) elimi ovalamaya başladım. his kaybı olduğunu söylemiştim zaten ona da. gözaltı falan herbişeyi anlatmıştım. elimi istemsiz bi şekilde ovuşturmaya başladım. acıyo mu diye sordu ben de yooo dedim. sonrasında elimi aldı azıcık ovaladı falan. üstüne espriyi patlattı :D elini tutmak için bahaneydi falan dedi :D ben de güldüm falan. sonrasında tribleks evinin bahçesinde otururken (!) (ki öyle canlar adam saray yavrusunda oturuyo bildiğin :D ) sandalyesini yanıma çekti. iyi hoş derken elini uzattı. ben de elimi koydum üstüne. el ele tutuşmaya başladık. sonrasında omzuma başını koydu pat diye. ben de başımı onun başına yasladım oturduk öyle. işte o an noluyo napıyorum ben oldum. eski anılar ve eski ilişkimin hissettirdikleri geldi aklıma. accık toparlanır igib yaptım sigaramı söndürmek için doğruldum. sonrasında arkama yaslanınca bi daha aynı pozisyon oldu. koluma sarıldı bu sefer. çok güzel kokuyosun dedi. güldüm bende. bu arada lenslerim kurumuş gzümde içmişim başım ağrıyo e bide böle saçma sapan hisler hissedince pek rahat olamadım. başım ağrıyo dedim. çok mu ağrıyo falan dedi msj yapmaya başladı. ilk başlarda iyi geldi de sonra baktım kafa güzel diye iyice başım dönmeye başladı. tamam bırak dedim. evine bırakıyım istersen dedi. iyi olur dedim. yolda arabayla giderken suratı asıktı tabi. bana da elini tutmamı istemiyosan acele ettiğimi düşünüyosan söyle dedi. ben de yoo elimi tutmanda sıkıntı yok dedi. sorun ben ne hissettiğimi şuan bilemiyorum dedim. geçen ilişkim pek iyi bitmedi çok yara aldım dedim. şuan sırası mı bilmiyorum bunu söylemek için falan dedim ama o da hemen anlatmak zorunda değilsin dedi. ben de söylemesi güç zaten dedim. tamam zorlama dedi.zamanı gelince anlatırsın dedi. bi 2 dakika sonra dayanamadım. bu sefer baştam pazarlık tarzında ilerlemem gerektiğini düşündüm. aslında iş pazarlık olayı değildi ama işte bazı yaralarımı ve büyüklüklerini karşı tarafa söylemem gerektiğini hissettim. pat diye eski sevgilimden dayak yedim ben dedim. tepki vermedi. sonra yaşadıklarını anlıyorum dedi. çok zor şeyler yaşamışsın dedi. ben de bu durumu atlattığımı sannıyodum ya da atlattım ama işte kötü hisler aklıma geldi beni etkiledi bilmiyorum ama şuan bu yüzden ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum. ne hissettiğimi de bilmiyorum. seni böyle bi durumda bıraktığım için özür dilerim dedim. o da saçmalama dedi. bi başlarken ne söylemiştik? tanışalım görüşelim sonra zaman bize ne göstericek ona bakalım demiştik hatırlıyomusun dedi evet dedim. sonra giderken tek elle araba kullanabilecek misin dedim ve elini tuttum. o da görücez dedi ve gülümsedi.

o gece beni eve bıraktı ve bugün bi daha görüştük. sinemaya gittik. çok eğlendim gene :) world war z'yi izledik ve ben çok beğendim. bence izleyin derim. çıkışta da beni eve bırakırken gene konuştuk. bişeyleri konuşmam gerekiyodu ve bunun farkındaydım. hayatım belirsiz şuan çünkü :/

bu sefer benim gideceğimi biliyosun deme dedim. yani?? dedi. ben de gideceğim belki ankaraya dönmeyebilirim. belki dönebilirim bi kesinlik yok dedim. kpss tercihi yapıp gittiğimde ne olucak dedim. benim nereye gittiğim konusu ne olacak dedim. o da sen nereye gitmek istiyosan oraya git dedi. geleceğine karışmak istemiyorum dedi. ben bişeyler için çabalayacağım. sen nerede olursan ol gelirim dedi. o an böyle bi sözü tüm ilişkilerimde hiç duymadığımı farkettim. bi garip oldum. şaşırdım aslında :) ben bunu hiç duymadım daha önce dedim. ben sana değer veriyorum dedi. ben ozaman hiç değer görmemişim önceki ilişkilerimde dedim. baktı sadece. sonra beni eve bırakma dedim. noldu dedi. işin yoksa bişeyler içip konuşmak istiyorum dedim. tamam dedi. indik bi yere oturduk. 2 saat konuştuk. uzaktan yürütülebilcek bi ilişkinin özverili ve verici olması gerektiği konusunda konuştuk. zor olduğu ama karşılıklı bişeylerin ortaya konması gerektiğini konuştuk. neyse konuştuk da konuştuk. geceyi sonlandırdık. beni eve bıraktı.

tho odd life of timothy green filminden ;)

tüm geceden aklımda kalan girdiğimiz kitapevinden adıma yönelik bi kumbara alması (üzerinde adım yazıyo böle dinazorlu bişi çok değişik olum :D), world of war z'nin gerilimli dakikaları ve onun kolunu her zombi pörtlemesiyle sıkmam, beni eve bırakmadan önce arabada dudağıma bıraktığı o güzel öpücük ve iyi geceler bitanem msjı...

27 Haziran 2013 Perşembe

mezunuuuuuum :)

öhhööm öhööm! arkadaşlar artık aranızda geleceğin meslek elemanı, gönüllerin fatihi ve inş iş bulursa paralı bi panda olma yolunda ilerliyorum :) dün itibariyle stajımdan a1 i çakmış bulunmaktayım :) ne dersim var ne de artık okulla bağlatım kaldı. son dakikalarımı da evde bi başıma odamı toplamakla geçiriyorum. gerçi pek bu konuda başarılı değilim ama :D

neyse mezun olmadan önce tabi güzel bi balo yaptık. faceten sıkı takipçilerim bilir :D buraya da fotolarını koymak ve sizi seksi balo kıyafetimle başbaşa bırakmak isterdim ama bu pek mümkün değil şuan için :D neyse konumuza dönelim. pazartesi günü duşumu aldım. giyindim ve partnerim olacak yani baloya birlikte gideceğim kankamla telefonlaştım. hala kuaförde olduğunu duyunca tabi bi dellendim. mübarek gelin başı sanki. kuaförü de kızılaydaymış burda ufak bi detay geçiyorum. gözaltına alındığımdan beri hiç kızılaya gitmemiştim. o gün artık bişeylerle yüzleşme konusunda tamam dedim eli mahkum gidicen ama panik yapma sakin ol dedim kendi kendime. zaten o allahın cezası avmnin önünden bile geçmedim. kemer almam gerekiyodu. metro altına arandım durdum. bu arada artık o panikle mi bilemiyorum ama burnum hala o biber gazının keskinliğini aldı :) kendimi takdir ettim :D buldun gene bu pis kokuyu dedim. neyse kemerimi aldım çıktım kuaföre gittim. bekle allah bekle tabi. bir kızın saçı 5 saatte nası yapılır onu gördüm. kankam olmasa beklediğim kişi 1 dakka durmam ya ne sıkıcı bi yerdir orası :) tek tesellim benim 2 katım bi adam vardı orda. kuaförün ta kendisi. kankam saçım nası olmuş diye sordu paso ama ben adama bakıp salyalı bi şekilde "çoh güzel yeaaaaaaaa :D" modundaydım. bi ara kankamla adamı çekiştirdik onunda dibi düşmüş tabi. çok tatlı laaaan diye dert yandı bana sonra tabi evli ve 2 çocuklu bi adam olduğunu öğrendiğimde ise bi hüzün kapladı beni :/ vay anasını dedim adamı kapan kapmış :D sonra saat 6 buçuk olmuş tabi. ben oraya 4te gittim lan bu ne iş???? apar topar çıktık saç bitince. atladık bi taksiye doğru arkadaşın evine gittik. hemen bişeyler atıştırdık. güya ben aç değildim ama su böreğini grünce bi dilim almazsam olmaz mode on oldum :) hemen yemeği lüplettikten sonra giyindik işte. ben saçımı falan yaptım. lenslerimi takmıştım zaten. hazırdım. ayakkabılarımı giydim parfüm falan derken çıkalım dedik. taksi çağırdık evin önüne. tam taksiye atladım anam davetiye? nerde bu nerde bu derken evdeeeeeee diye bi ses aklımı aldı :) hemen indim taksiden ki allahtan taksi hareket etmemişti. gittim eve davetiyemi aldım çıktım. neyse geldik güzelim sheraton hotelimizin havuzlu girişine :) indim ben önden sonra koştum kankamın kapısını açtım. tüm gece centilmen olucam diye söz vermiştim ona da :D indirdim falan. taksi parasını verdim. indik etrafta kimler var diye bakınıyoruz tabi. kimseyi göremedik.

neyse dedim bi sigara içeyim ben yaktım bi sigara baktım zır zır telefon çalıyo açtım. bizim arkadaşlardan biri nerdesiniz dedi. geldik öndeyiz dedim. tamam bizde içerdeyiz dedi. e gelin buraya madem dedim. yok içeri girince görüşürüz dedi. te allam iyi dedim. bu arada tabi sürekli poz verme modundayız foto çekiliyoruz falan. hatta biri de bu:

p.s. baloda tek papyon takan ben zannediyodum. tabi bi kiş çıktı bizim bölümden ona da allahıekber vuhuuuu diye sarıldım :D çocuk ne yapcağını şaşırdı :D baloya papyonla gidin bence. ilerde balosu olanlar için kulağa küpe deftere not olsun ;) neyse içeri geçtik herkese selamlar modundayız. sonra balo salonuna geçip oturduk. bekliyoruz. garson kız geldi ne alırsınız dedi. ben tabi önceden herşeyi hazırlamış bi vaziyetteyim. hemen şampanya dedim. bizde şampanya yok dedi. HÖNK!? sheraton'a geldik biz deme diyorum içimden. kamyon garajı büfesi değil burası deme?? ben öle kalınca kız bi daha sordu. kankama sordum ne içmek istersin diye o da şarap olsun madem dedi. 2 beyaz şarap söyledik. şak diye geldi. şarap güzel mi kötü mü bilemedim ama içtim tabi. beleşeee ve şerefeee diye :D

sonra arkadaşlar geldi yemeler içmeler falan derken artık balonun son 1.5 saati. ben 2. şişe şarabı bitirip 3. geçme hazırlıklarındayım. bu arada tabi kendimi piste atıyorum sürekli yandan yandan modlarındayım :D bi döktürdüm bi döktürdüm sormayın. bi ara roman havası çalalım dediler. kadehi kafama dikip allaaaaaaa açılın geliyom dedim ve daldım ortaya. sonra bi ara roman havasındayken solist iyi oynayanları sahneye alıcam dedi :) bizim kız arkadaşlardan birini çıkardı. lan bende çıkıcam banane oldum tabi :D sonra bi baktım solist beni işaret ediyo. sen misin çağıran. çıkarsın sahneye bi roman oynadım bi roman oynadım alkışları kaptım tabi :D göbecikler attım falan :D sonra indirdiler işte. sonra bi zeybek oynansın dediler. bilenleri ortaya alalım dediler. bu panda durur mu ege kanıyla dolu bi halde çıktım bende ortaya. açtım kollarımı zeybek oynadım bide :D sonra pist doldu taştı tabi. halaya geçelim dediler sıpamadık piste. masalar arası turladık bizle. halay mode on bi şekilde :D dolandık dolandık falan. bu arada tabi 3. şişeyi yarılamışım ben de ama farkında değilim tabi :D kafa güzel ama kendimdeyim. neyse pasta kesilcek dediler. oturduk yerlerimize. bi konuşmacı çıktı övdü falan bizi baya :) sonrasında bi ara bi heryer taksim heryer direniş dedi biri. ahanda dururmu koca okul başladı söylemeye tabak çanaklar kaşık çatallar birbirine vuruldu. benimde içimdeki anarşist ruh çıktı tabi başladım ben de bağırmaya :D bi 10 dakka bağırdık slogan attık sonra sustuk tabi. pastalarımızı yedik falan. son foto çekimleri olmaya başlarken bi baktım üçüncü şişe şarabın da sonuna gelmişiz :D aranıyorum taranıyorum yok başka şişe ortada. meğersem kapatmışlar artık içki servisini. neyse kafam baya kıyak oldu tabi bütün fotolarda full sırıtmayla çıkıyorum :D

sonrasında after party var dediler giriş bedavaymış bize :) ahanda goş goş goş :D indik aşağıya fena dağil bi durum var ortada :D ortam güzelimsi. müziklerde öyle tabi. ankarada 4 sene böyle bi yer arayıp sonra da bulmuşken e panda durur mu başladım gene oynamaya :D kankamla tutamadılar bizi. millet serilmiş bi vaziyette oturcak yer arıyolar tabi :D peki biz? o masa senin bu masa benim kopa kopa geziyoz :D bi ara gangnam çaldı da marifetlerimi gösterdim millete :D  vücut da psy'a benceyince hareketleri de taklit edince tabi herkes yarıldı :D saat 2 falan olmuş benim haberim yok tabi. bi sigara içelim dedik kankamla dışarı çıktık. oturduk biraz ayaklarımızı dinlendirdik. sonra içeri girdik. bizzim grup gidicez biz dediler. lan niye gidiyonuza falan döndü iş. e hani çıkışta çorbacıya gidicektik 4te birlikte çıkıcaktık falan olduk kankamla. yok işimiz var öle de böle de falan dediler. sinir oldum sadece 3-5 meze yiyip 1 parça tavuğa ve düğün halayına mı geldiniz yani bu mudur diye düşündüm.  ki çorba organizasyonunu yapanlar da onlardı. eeeeh koy g.tüne dedim devam ettim bende. kankamla ikimiz kaldık tabi. oyna oyna falan bi hal olduk. bu arada 2mizinde gözler kedi gözü gibi fosforlu :D çirkin bile olsa kabulümüz biri gelsin ya la modundayız :D yok anam tık yok tık yok! sağa bak sola bak bi hareket yok. hadi ben kendimi geçtim de kankaya da birini bulamadık ya la :/

bu kadar sinir üstüne baktım ayılıyorum kanka bi shot yapak mı dedim. o da olur dedi. sonra birinden duyduğumuz üzre suyun fiyatı 7 liraymış. bildiğin plastik şişede 0.5 litrelik su. O.o ohamısın dedim içimden. kankama lan 15 falan olsun 17 olsun lan verelim falan dedim bi kere geldik kıyalım paraya dedim. ama sen sipariş verirken bi sor bakalım dedim. sonra arkamı döndüm 2 bakınmaya. tekrar konkama döndüm eee dedim tamam dedi söyledim dedi. ne kadarmış dedim ne bilem onu sormadım dedi. lan nası sormadın direk siperiş mi verdin dedim. heeee dedi :D allaaah eve geliyo haciz panda git bi dil altı al dedim kendi kendime. neyse tekilalar geldi shot yaptık sonra ne kadar dedim 50 dedi. allahuekber wuhuuuuuuuuuuuu dedim bende :D kuzu kuzu bi tarafımıza kaçan 50 lirayı verdik tabi. hem tekila yaktı içimi hem de parası :D  sonra biraz daha zorladık şansımızı ama etrafta bir tane erkek olmaz mı ya. dönüp bakanı bile zor bulduk. tabi o da yanlışlıkla baktım der gibiydi.

eaaah yeter dedim gidelim artık dedim kankama o da tamam dedi. atladık taksiye. saat 4 olmuş tabi. eve geldik ayakkabıları çıkarmamla kırmızıdan mora geçen ayaklarımı görmem bir oldu. abbov dedim ayaklar yok bende :D  sonra tabi iyice sersemlikle yatıp uyudum. sabahta kalktım evime geldim. kafam hangover tabi :D daha anca vücudumdaki alkol çıktı da mayışıklığım geçti.

işte böle canlar artık lisans mezunu şimdilik işsiz bi panda duruyo karşınızda. en kötüsü de 3 senelik evimden çıkmak. şuan üşensem de yavaştan eşyalarımı topluyorum. koyuyo be :/